kürtce konusan panzer
Çarşamba, Şubat 17th, 2010Kürtçe konusan panzer
Güneydoğu’da Abdullah Öcalan’ın yakalanısının yıldönümünde polisin göstericileri Kürtçe anonsla dağıtması size de trajikomik gelmedi mi?
Kürtçe konusan panzer, daha birkaç yıl önce Kürtçe slogan atıyor diye göstericilerin üzerine sürülen panzer…
İçindeki polis aynı polis…
simdi o polis, Kürtçe olarak “Sevgili Cizreliler! Çocuklarınıza sahip çıkın. Kalem tutması gereken elleri tas tutmasın” diyor.
Bu ülkedeki değisim potansiyeline, uyum kabiliyetine sapka çıkarmamak elde değil.
Peki bu dili benimsemek, bölge halkıyla o dilden iletisim kurmak, o dili kullanarak çocukların tas yerine kalem tutmasını telkin etmek bu kadar kolaydı da bunca acı neden çekildi?
Bir soru da Kürtlere:
Polisin (bile) Kürtçe konusmaya baslamıs olması, bölgede yeni bir yaklasımı gerektirmiyor mu?
* * *
Minic.GeN.TR
Her yıl Öcalan’ın yakalanma yıldönümünde örgütün talimatıyla ve esnafın sikayetine rağmen Güneydoğu’da kepenkler indiriliyor. Göstericilerle polis arasında taslı sopalı çatısmalar yasanıyor. PKK, Apo’yu yargılayan ve hapseden Türkiye’yi protesto ediyor.
Benim merak ettiğim su:
Örgüt, esnafı kepenk kapatmaya zorlarken ve Öcalan’ı teslim aldı diye Türkiye’ye savas ilan ederken neden Öcalan’ı teslim eden ABD’ye hiç tepki göstermiyor?
Neden gösterilerde “Öcalan’ı satan” Washington’a iliskin bir serzeniste bile bulunulmuyor?
* * *
Minic.GeN.TR
Daha derine inelim:
Irak müdahalesi sonrası, isgale ortak olmayan Türkiye ile Amerika’nın iliskileri gerginlesince Kürtlerin çoğu bundan yarar ummustu. Çünkü ABD, bölgedeki müttefiki Barzani aracılığıyla bir Kürt devleti kuracaktı.
Ama o dönem Öcalan ters tepki verdi. 2003 Nevruzundan hemen sonra gönderdiği mesajda söyle diyordu:
“Türkler de Kürtler de gözlerini dört açmıs, ‘Bize ne verir’ diye ABD’ye bakıyor. ABD size ne verir salaklar! Bir verir, on alır. Kanınızı döker, karnınızı birbirine bağlar, sömürür. Sen demokrasini gelistireceksin. ABD ile de ölçülü iliskiye gireceksin.”
Öcalan’ın tezine göre “ABD, milli devletleri kendi eyaleti haline getirecek”ti; buna direnmek için “Türk ve Kürt halkları demokrasi temelinde mücadele etmeli”ydi.
* * *
Minic.GeN.TR
Belki ABD tarafından Türkiye’ye teslim edilmis olmanın acısını da tasıyan bu yaklasım, Kürtler tarafından pek dillendirilmedi.
Kürtlerin çoğu, Öcalan’ın yakalanısını protesto etseler de, onu teslim edene “Bize ne verir” beklentisiyle yaklasmaya devam ettiler.
Bunda, ABD desteğiyle bölgede nüfuzunu genisleten Barzani’nin de etkisi vardı kuskusuz…
Bugünkü kosullarda bu çeliskinin öneminin arttığına inanıyorum.
Öcalan, tezgahı bizzat içerden görmüs olmanın avantajıyla farklı bir dil konusuyor.
Sorun su:
“Bir Amerikan eyaleti olmak istemeyen halklar” birbirinin kanını dökmeye devam mı edecek?
Yoksa oyunu görüp tepkisini “oyun kurucu”ya mı yöneltecek?
Minic.GeN.TR



