Arşivler
Kategoriler

Archive for Mart 31st, 2011

Lazmagazin 3

Perşembe, Mart 31st, 2011

Lazmagazin 3,laz olaylar,laz haber,laz gündem,laz sohbet,laz chat,chat laz,sohbet laz,olay laz,laz adam,laz kızı,lazkız,lazız,laz magazin,laz haberci,haberler,duvar yazıları,duvar,yazısı,laz yazısı,lazca,laz şarkıları,

CANSIZ MANKENLERLE TOPLU SEKS…. [ 22.12.2006]
Antalya”da bir giyim mağazasına saklanan Ahmet B (30) personel gittikten sonra vitrindeki 3 cansız mankeni soyup seks yaptı. Mankenleri ısırıp zarar veren Ahmet B. sonradan uyuya kaldı. Sabah gelen personel 3 cansız mankenin ortasında uyuyan Ahmet B”yi görünce polisi aradı. Tutuklanan Ahmet B. 1 YTL kefaletle serbest bırakıldı.
KİM DEMİŞ KADIN ARGO BİLMEZ DİYE… [ 22.12.2006]
Metis Yayınlarından çıkan Kadın Argosu sözlüğünde dünden bugüne kadınların kendi aralarında kullandığı şifreli szöcükler yer alıyor.Filiz Bingölçe’nin 2.500′ü aşkın kadınla yüzyüze yaptığı bir araştırma sonucu çıkmış bu sözlük. her kesimden bayanın verdiği bilgilere göre yazılan kitaptan işte bazı seçmeler:

Bamya : Erkeklik organı
Bamya Katliamı : Toplu sünnet
Bahçe kan ağlıyo: Regl olmak
Belgrad ormanı : Ağdası geldiği halde alınmayan kıllar

BU KADAR OLUR YANİ.. BİZ PES DİYORUZ… YA SİZ.. [ 22.12.2006]

Dün akşam saatlerinde Çorum”da yaşanan bir olay duyanlara ”bu kadar olur” dedirtti. Lise öğrencisi C.S. telefonunu aldı eline başladı rehberde kayıtlı tüm numaralara çağrı bırakmaya. Son kişiyide çaldırdıktan sonra karşılık gelmesini bekledi. Aradan 2 saat geçmesine rağmen bir tane bile çağrı gelmemişti. C.S. hıçkırıklar içinde demek bu koca dünyada bir tane arkadaşım bile yok, artık yaşamamın hiçbir anlamı kalmadı diyerek evdeki tüm sarımsak ve soğanları (yaklaşık 2 çuval) yiyerek intihar etti. C.S. tüm müdahalelere rağmen kurtarılamadı. Olayın ardından C.S.”nin telefonunu inceleyen polisler telefon ayarlarından numaranın gizlendiğini tespit ettiler. Polisler faili ya da failleri arıyor. Belkide bu caniler aramızda dolaşıyor olabilir!

ESNEDİ ÜNLÜ OLDU.. SİZDE ÜNLÜ OLMAK İÇİN ESNEYİN.. AMA DİKKAT EDİN…)) [ 22.12.2006]

ABD Başkanı George Bush için düzenlenen bir toplantının görüntülerinde sürekli esneyen, kafasını sallayan ve uyuklayan bir çocuk, tüm ABD’nin ilgisini çekti. CBS televizyonunda David Letterman’ın geç saatlerde yayımlanan “Late Show” adlı programında gösterildikten sonra tüm ülkenin ilgisini çeken çocuğun, Florida’nın Orange İlçe Başkanı Rich Crotty’nin oğlu olduğu ortaya çıktı.
FIKRA GİBİ AMA GERÇEK.. GÜLME GARANTİSİ VERİLİR… [ 22.12.2006]

Trabzon”da yerel Akça Televizyonu”nda haftada bir yayınlanan ‘‘Müzik Ziyafeti” programını hazırlayan mahalli sanatçı İsa İlhan, geçen haftaki programında Temel fıkralarını aratmayan bir sürprizle karşılaştı. Her programında olduğu gibi izleyici istekleri almaya başlayan İlhan, canlı telefon bağlantıları yapmaya başladı. Bir kaç telefondan sonra bir bağlantı daha yapan ve türkü isteği almayı bekleyen İlhan, ‘‘İsa abi, ben sizin mahalledeki tüpçü Rıfat. İstediğin tüpü eve götürdük fakat patron, ‘veresiye olmaz, parasını alın” dedi. Şimdi dükkándayız. Televizyonda seni görünce bunu söylemek için aradım’’ sözlerini duyunca şoke oldu. Neye uğradığını şaşıran İsa İlhan programa beş dakika reklam arası verdi.

EĞLENMEK İÇİN GİTTİLER…DÖNEREK ÖLDÜLER.. OLMAZ DEMEYİN… [ 22.12.2006]
Ankara Gençlik Parkı”nda yaşanan bir olay Türkiye”yi hayretler içinde bıraktı. Luna Parkın 2 kafadar gece bekçisi Hasan Yanbasan ve Memduh Düzkoşan, park kapandıktan sonra, dönen salıncaklara binmeye karar verdiler. 2 kafadar seans süresini ayarlamayı unutunca, bütün gece dönen salıncaklarda dönerek hayatlarını kaybettiler.
PİPİS’İNDEN AYRILDI… [ 22.12.2006]
Emrah”tan ayrılmasının üzerinden 24 saat geçmeden Mehmet Ali Erbil”in menajeri Pipis ile ilişki filizlendiren Asuman Krause”nin bu ilişkisi de kısa oldu.Pipis”inden ayrılan ünlü manken şimdilerde evine kapanıp ağlıyormuş.
“ÜNLÜ SEKS SANATÇISI” İŞTE TERLETEN ŞAKA… [ 22.12.2006]
Özel bir gecede sahne alan Ünlü türkücü İbrahim Tatlıses, sunucu tarafından “ünlü seks sanatçısı” diye anons edilince şaşkına döndü. İsrailli Trilyoner bir işadamının doğumgünü için Çek Cumhuriyetinin başkenti Prag da sahne alan İbrahim Tatlıses kendisine yapılan bir şaka yüzünden hayatının en sıkıntılı anlarını yaşadı. Bu şakayı yapan ise Azeri bir bayan sunucu.Azeri sunucu Türkçe”yi iyi kullanamadığını söyleyerek, sanatçıyı tekrar anans etti…

HABER BÜLTENİNDE PORNO.. ŞAKA GİBİ AMA GERÇEK… [ 12.12.2006]
Haber Bülteninde Porno İsveç devlet televizyonunda (SVT) geçen pazar günü gece haberlerinde porno skandalı yaşandı. Expressen gazetesinin haberine göre, stüdyoda gece canlı yayında haber bülteni ”Rapport”u sunmaya başlayan spiker Peter Dahlgren”in arkasında bulunan ekranların birinde 2 dakika süreyle, anal, oral ve grup seks görüntüleri yer aldı. Canal Plus”a ayarlı monitörden haber bülteninin başladığı dakikalarda Çek yapımı “Sex tails” filminin gösterildiği belirtildi. Haber bülteni sorumlu editörü Per Yng, yayında yaşanan skandalı gördükten hemen sonra stüdyoyu aradığını söyledi. Yng, haber programı personelinin yayın başlamadan önce porno yayını izlediklerini, ancak haberler başlarken kanal değiştirmeyi unuttuklarının belirlendiğini söyledi. Per Yng ayrıca, “bu tür olayın bir daha yaşanmayacağı” sözünü verdi.
SANALDA AŞIK OLDULAR….SONRA KARI – KOCA ÇIKTILAR… [ 12.12.2006]
Karı-koca Çıktılar Ürdün”de internet aracılıyla tanışıp birbirini seven çiftin sanal aşkı, ilk buluşmanın ardından, karı-koca olduklarını anlamalarıyla son buldu. Petra haber ajansı, Bekir Melhim ve eşinin fikir ayrılığı nedeniyle aylardır ayrı olduklarını, ancak sıkıntı ve şansın çifti internetteki bir sohbet ortamında yeniden buluşturduğunu duyurdu. İnternette kendini bekar, kültürlü, dindar ve okumayı seven biri olarak tanıtan, Adnan takma adını kullanan Bekir, Cemile takma adıyla sohbet ettiği eşi Sana”ya aşık oldu. Giderek büyüyen sanal aşkın ardından çift, evlilik planları yapmaya başladı. Ancak evlenmeden önce yüz yüze görüşmek gerekiyordu ve çift buluşmaya karar verdi. Çift, daha ilk buluşmasında büyük sürprizle karşılaştı. Bekir, Sana”yı gördüğünde 3 kez ”boş ol” diye bağırırken, Sana bayılmadan önce ”Sen sadece bir yalancısın” diyebildi.
OTOBÜSTE İÇKİ SERVİSİ… OLMAZ DEMEYİN.. OLUR OLUR…. [ 12.12.2006]
Otobüste İçki Servisi… Varan Turizm”in İstanbul – Ankara hattında hizmet veren bistro otobüslerindeki alkollü içecek servisi, geçen ay kaldırıldı. İçki servisi için, güzergâhtaki tüm ilçe belediyelerinden izin alınması şartı kondu. Bistro otobüslerinde 1994 yılından beri devam eden alkollü içecek servisi, geçen ay bir şikâyet üzerine kaldırıldı. Tütün, Tütün Mamulleri ve Alkollü İçkiler Piyasası Düzenleme Kurulu, şikâyet üzerine Varan Turizm”e, güzergâhtaki tüm ilçe belediyelerinden izin alındığı takdirde içki servisi yapabileceğini bildirdi.
CEM YILMAZ GİYİNDİ … ŞAŞMAYIN O KADAR… TIKLAYIN ÇEKİNMEYİN…. [ 12.12.2006]
Cem Yılmaz Giyindi! Okul yıllarından beri ilk kez kravat takan ünlü şovmen, “K.çım büyük ondan 501 bile giyemedim” dedi Cem Yılmaz erkek dergisi Boxer”e kapak oldu. Ünlü komedyen okul yıllarından sonra ilk kez kravat bağladı, siyahtan vazgeçti. “Bana hiç bi b.k yakışmıyor. Moda olan hiçbir şey giyemedik biz ya. Hayatımda bir kere 501 giyemedim. Deli gibi moda olduğunda bile.” diyen Cem Yılmaz ”Neden?” sorusunada şu şekilde cevap verdi: K.çım büyük. Sadece bu giydiklerim yakışıyor galiba. Giydirdiniz gördük. Aslında ben sizin yerinizde olsam o resimlerin altına şöyle yazarım: “Niye hep siyah giydiğini anladınız mı şimdi?”
EN ÖZEL ÖSS.. AMA BU BAŞKA ÖSS……. [ 12.12.2006]
EN ÖZEL ÖSS… Üniversite sınavlarının en komik olayı Alanya”da yaşandı.. Koca okulda tek başına sınava giren bir genci 12 görevli bekledi. Büyük sınavın yapıldığı saatlerde ÖSYM”nin hataları yüzünden ilginç olaylar yaşandı. Günün en komik olayının yaşandığı yer Alanya”ydı. Toplam 550 öğrencinin eğitim gördüğü Şükrü Mülazımoğlu İlköğretim Okulu”na sadece bir adayın ismi yazılmıştı. Okula gittiğinde kimseyi göremeyen Gökhan Gök isimli genç, önce geç kaldığını sandı. Ancak kısa süre sonra gerçek anlaşıldı. Gök, koca okulda tek başına sınava girecekti. Gök için sınav boyunca 6 polis, 2 öğretmen, 2 gözetmen ve iki hizmetli görev yaptı. Türkiye”nin en özel ÖSS’’sini yaşayan talihli genç için görevlilere, 280 milyon lira ödendi.
FİLM GİBİ… ÇABUK SAKLAN DOLABA… OKUYUN KARAR VERİN… [ 12.12.2006]
Film Gibi… Baba Zula’nın Duble Oryantal adlı albümündeki 5 şarkı, TRT denetimine takıldı. Denetime takılan şarkılar, adeta birer porno yayını gibi.. Geleneksel Türk müzik aletlerini elektronik öğelerle birleştirip değişik bir tını yaratarak Halk Müziği’ne yepyeni bir soluk getiren Baba Zula grubunun beş şarkısı, TRT denetiminden geçemedi. İşte geçmeyen şarkı sözlerinden biri… EYVAH DAYIM GELDİ… Eyvah dayım geldi dayım Senin saklanman lazım Kalk çabuk üzerimden Atla git pencereden Vallahi görür seni Hemen giyinmen lazım Al çabuk eteğini Tut bari sutyenini Boşver şimdi giyinmeyi Dayım geliyor dayım Çabuk saklan şu dolaba Sesini hiç çıkarma
WEB SİTESİNİ KANKASI ÇALDI.. ÜNLÜMÜZ KÜPLERE BİNDİ… ASPARAGAS!!! [ 12.12.2006]
Araları açıldı! (Asparagas!) Duyduğumuz dedikodulara göre aralarından su sızmayan 2 güzel manken Ayşe Hatun Önal ile Gamze Özçelik”in şimdilerde aralarından kara kedi geçmiş… Nedeni ise 2”linin adına açılmış internet sitesiymiş.. gamzeozcelik.com adresine giren Gamze Sitede “Ayşe Hatun Önal”ın resmi web sitesidir” yazısını görünce küplere binmiş.. Eee haklıda… Bakalım bu dargınlık nereye kadar sürcek…

Lazmagazin 2

Perşembe, Mart 31st, 2011

Lazmagazin,lazhaber,lazradyo,laz sohbet,lazca,lazkent,laz chat,laz sohbet,laz muhabbet,lazland,laz olayları,karadeniz sohbet,karadeniz chat,karadeniz olayları,karadenizliler,laz birlik,en iyi laz,laz uşağu,laz,laz magazine,

ÜSTSÜZ GÜNEŞLENDİ…. [ 10.08.2007]
Her yaz üstsüz fotoğraflarıyla gündeme gelen manken Deniz Pulaş, bu yaz da geleneği bozmadı. Pulaş, arkadaşı Ceylan Saner ile tatil yaptığı Torba Escape Otel’de hem üstsüz hem de tanga bikinisiyle sere serpe güneşlendi.

CHARLİZE THERON CANLI YAYINDA NERESİNİ ÖPTÜRDÜ.. [ 17.06.2007]
Charlize Theron, katıldığı bir programda komedyen Dane Cook’un isteği karşısında neye uğradığını şaşırdı.
Dane Cook’un isteği, Charlize Theron’u poposundan öpmekti. Bu istek karşısında önce şoke olan Theron, daha sonra kabul etti. Ortaya da ilginç bir görüntü çıktı.

SİENNA MİLLER’İN SEKS SAHNELERİ ORTALIĞI KARIŞTIRDI… [ 17.06.2007]
Sienna Miller”ın son filmindeki yatak sahnelerinde rol arkadaşıyla gerçekten seks yaptığı söylentileri Hollywood’u karıştırdı.
‘Tatil’ filminin ünlü aktörü Jude Law ile bir dargın bir barışık ilişki yaşayan Sienna Miller’ın son filmi ‘Factory Girl’ün yatak sahnesinde filmde başrolü paylaştığı ‘Yıldız Savaşları’nın ünlü aktörü Hayden Christensen ile gerçekten seviştiği iddia edildi.

Christensen’in yakın bir arkadaşı ikilinin bir aylık bir beraberlik yaşadığını, fakat 25 yaşındaki Miller’ın bir ilişki için hazır olmadığını söyleyerek ünlü aktörden ayrıldığını söyledi. Köstebek ayrıca, Christensen’in Miller’a aşık olduğunu ve bu ayrılığın onu çok üzdüğünü de sözlerine ekledi.

‘Factory Girl’de kamera arkasına geçen ünlü yönetmen George Hickenlooper’ın ise iddiaları reddederek, Miller’ın oyunculuk yeteneğinden dolayı sahnelerin bu derece gerçek olarak algılandığını söylediği kaydedildi.

SEVDA DEMİREL’İN BANYO KEYFİ… [ 17.06.2007]
Sevda Demirel”in, bir otel odasında kameraya kaydettirdiği banyo keyfi görüntüleri ortaya çıktı.
Küvette kameraya poz veren Sevda Demirel, vücudunu cesurca sergilerlerken, “Halkın bana ihtiyacı var. Bu ülkeye eninde sonunda milletvekili olacağım, sonra da bakan” diye konuştu.

CESUR İTİRAFLAR VE ÇARPICI POZLAR…. [ 17.06.2007]
Son günlere paparazzilerin en çok peşinde koştuğu yıldızlardan biri de Kelly Brook. Oynadığı filmler pek iş yapmasa da o güzelliğiyle her zaman ilgi odağı olmayı sürdürüyor. Nişanlısı Billy Zane ile birlikte plajda, gece kulüplerinde, davetlerde hep objektiflerin önünde olan Brook, aslında bunu bilerek yaptığını söyledi.

EN SEKSİ EN SÜPER…. [ 17.06.2007]
İngiliz sinema reklamcıları birliği Pearl&Dean”in gerçekleştirdiği oylama sonucu, sinemanın en seksi kadın süper kahramanları seçildi.
Listesinin birincisi, ‘Fantastik Dörtlü’ filminde görünmezlik yeteneğine sahip ‘Sue Storm’ karakterini canlandıran Jessica Alba oldu. Alba, FHM’in bu yılki 100 en seksi kadın listesinde de birinciydi.

İşte en seksi kadın süper kahramanlar:
1) Jessica Alba ‘Fantastik Dörtlü’
2) Jennifer Garner ‘Korkusuz’
3) Halle Berry ‘X-Men’
4) Helen Slater ‘Supergirl’
5) Alicia Silverston ‘Batman&Robin’

STRİPTİZ KULÜBÜNDE KAYIP KIZI BULDULAR… [ 08.06.2007]
Geçtiğimiz ocak ayında kaybolan 2002 Brezilya güzellik kraliçesi 24 yaşındaki Taiza Thomsen’in, Londra’daki Sunset striptiz kulübünde çalıştığı ortaya çıktı. Genç kadın, Brezilya’dan İngiltere’ye gittikten sonra kendisinden haber alınamamıştı. Ailesi ve Brezilyalı yetkililer, onun beyaz kadın ticaretiyle uğraşan bir çetenin eline düştüğünü sanmış, Interpol ise Taiza’nın bulunması için uluslararası alarm vermişti. Brezilyalı güzel sadece yalnız kalmak için kimseyi aramadığını söyledi.

İŞTE YILIN BOMBASI… BANYODA SOHBET …..BİT TIK ÖTEDE…. [ 08.06.2007]
Aktris Angelina Jolie, sevgilisi Brad Pitt ile en çok banyoda zaman geçirmeyi sevdiğini, banyoda çıplak bir şekilde derin ve anlamlı sohbetler yaptıklarını söyledi. Jolie ile Pitt çifti, ailelerine bu kez de Çek Cumhuriyeti’nden evlat edinecekleri yeni bir üyeyi katmayı düşünüyor. Brad Pitt’in cinsel çekiciliğinin de arttığını söyleyen Jolie, Pitt ve çocukları beraber zaman geçirirken uzaktan izlemeyi çok sevdiğini ve güçlü bir babadan daha seksi bir erkeğin olmadığını söyledi.

BU DA BUZ FANTAZİSİ.. OLMAZ DEMEYİN OLUR OLUR… [ 11.05.2007]
Seksi şarkıcı Lerzan Mutlu, yaptığı bir röportajda evleneceği kişi ile ilgili fantezisini anlattı.

Lerzan”ın ”buz” fantezisi

Seksi şarkıcı Lerzan Mutlu, yaptığı bir röportajda evleneceği kişi ile ilgili fantezisini anlattı. Lerzan, kutuplarda evlenmek, gelinliğiyle paten yapmak, buzdan bir otelde balayı yapmak, buzdan bir yatağa yatmak ve nikaha giderken kızakla gitmek istediğini açıkladı. ”Buz gibi fantezilerim var” diyen Lerzan Mutlu fantezilerim buzdan olabilir ama asla buz gibi bir koca adayı istemem” diye konuştu.

İÇ ÇAMAŞIRI GİYMEYİ UNUTTU.. İŞTE BÖYLE POZ VERDİ.. [ 11.05.2007]
Britney Spears”tan sonra ünlü yıldız Jennifer Lopez de külotsuz yakalandı! Los Angeles”ta alışverişe çıkan Lopez, arabasına binerken görüntülendi

Jennifer ”Lop”ez de külotsuz yakalandı
Britney Spears”tan sonra ünlü yıldız Jennifer Lopez de külotsuz yakalandı! Los Angeles”ta alışverişe çıkan Lopez, arabasına binerken böyle görüntülendi! GALERİ….

ÖPÜŞÜRÜM AMA BEDAVA OLMAZ.. İŞTE ÜNLÜLERİN ÖPÜŞME TARİFESİ… [ 11.05.2007]
Aysun Kayacı”nın 250 bin YTL”lik öpücüğüne diğer ünlüler ne dedi? Aynı teklif kendilerine gelse ne kadar isterler?

Aysun Kayacı reklam filminde 250 bin YTL karşılığında öpüşmüş, “Kamera karşısında ilk öpüşmem olduğu için bedeli biraz yüksek oldu” demişti. Aynı teklif diğer ünlülere yapılsa ne cevap verirlerdi? Ne kadar isterlerdi?

Güzide Duran: Aslında ben kamera önünde öpüşmeye sıcak bakmıyorum. Ama 1 milyon dolar telafuz edilirse o zaman düşünürüm.

Ahu Türkpençe: Ben gerçek bir oyuncuyum. Bu soruyu Aysun Kayacı ve türevlerine sormalısınız.

Doğa Bekleriz: Bu rakam 250 bin YTL’den aşağı olmayacağı kesin. 500 bin YTL’ye “evet” derim.

Irmak Ünal: Ben oyuncuyum, kesinlikle para için öpüşmem. Bunu konu bile yapmam.

Ebru Şallı: İlk olduğu için fiyatı yüksek tutarım. 500 bin YTL’ye kabul ederim.

POPOSUNU SİGORTALATTI… [ 07.02.2007]

Buz pistinde ünlülerin yarışacağı yeni yarışma programına katılacak ünlüler birer ikişer belli olmaya başladı. Yarışmaya katılan ünlüler arasında seksi şarkıcı Tuğba Ekinci de yer alıyor. Yarışmacılar her hafta buz pistinde sınavdan geçiyor. Tuğba Ekinci, ”Aslında iyi kayarım ama kazalara karşı tedbirimi aldım. Kalçalarımı sigorta yaptırdım” dedi.

DUDAK DUDAĞA…. [ 07.02.2007]
Asena”nın “Buzda Dans” yarışmasının provaları sırasında iki dans hocasıyla dudak dudağa öpüşmesine sevgilisi Serhat Fafal, “Yanlışlıkla denk gelmiştir” yorumunda bulundu.
ASENA”nın Tuğba Ekinci”nin partneri Kevin ve Zeynep Tokuş”un partneri Robert”la provalar sırasında dudak dudağa öpüşmesine sevgilisi Serhat Fafal”dan ilginç bir yorum geldi. Asena”nın, siyahi dansçı Robert”a kutlama öpücüğü verdiği sırada pistte yanında olan Serhat Fafal, “Ben görmedim. Çektiniz mi, eyvah eyvah eyvah… Evde sorgularım. Vallahi ben görmedim. Sonuçta ben Asena hanıma çok güveniyorum. Başka birini öpmek isterse, bizim ilişkimiz yürümüyor ayrılmak istiyorum diyebilir. Ben onu yanımda zorla tutmuyorum ki. Dolayısıyla öpüşmüş olsa bile yanlışlıkla denk geldiğini düşünüyorum. Olabilir, Avrupa”da bunlar normal demek ki. Çok hızlı dönüyor bu dünya” dedi.

ÖNCE ÖPTÜ, SONRA…… SONRASI BİR TIK ÖTEDE… [ 07.02.2007]
Romantik” filmi”nin seti, Okan Bayülgen ile Yasemin Kozanoğlu”nun öpüşme sahnesi yüzünden gergin anlara sahne olmuş.
Yönetmenliğini Sinan Çetin’in yaptığı “Romantik” filmi 6 yıl bekledikten sonra bu Mart’ta gösterime giriyor.
Çekimler sırasında başroldeki Okan Bayülgen ile Yasemin Kozanoğlu’nun öpüşme sahnesinden sonra kavga ettiği ortaya çıktı. Çünkü Okan,Yasemin’i öptükten sonra defalarca tükürmüş ardından ağzını yıkamak için su istemiş ve “Bir atı öpseydim daha iyi olurdu.”demiş.

PORNOLU HAYIR, TEPKİ TOPLADI… [ 07.02.2007]
Seksi yıldız Carmen Electra”nın pornolu hayır açıklaması Amerika ve bir çok Avrupa ülkesindeki yardım kuruluşlarının tepkisini çekti.

Seksi yıldız Carmen Electra, porno filminde rol alacağını ve bu rolünün karşısında alacağı 5 milyon doları da çeşitli yardım kuruluşlarına bağışlacağını açıklayınca ortalık karıştı.
Seksi yıldızın bu açıklaması, Amerika ve bir çok Avrupa ülkesindeki yardım kuruluşlarının tepkisini çekti. Bu yollarla kazanılan bağışları asla kabul etmeyeceklerini açıklayan vakıflar, Electra”ya tepki göstedi.

LazMagazin

Perşembe, Mart 31st, 2011

Lazmagazin,laz,magazin,haberleri,lazland,lazkent,lazsohbet,laz chat,laz fıkrasu,laz fıkrası,laz hikayesi,uşak,uşağum,laz masalı,laz konuşması,laz magazinleri,laz haberci,laz radyosu,duvar yazısı,duvar,yazıları

‘İNANAMIYORUM ARKADAN 20′LİK, ÖNDEN MÜZELİK’ ! ! ! [ 05.10.2007]
Bodrum’da tatil yapan manken Esra Eron, Lazmagazin ekibimizin kendisiyle yaptığı ropörtajda Bodrum’un çapkın kadınlarını anlattı. Çapkınlık konusunda kadınları erkeklerden daha tehlikeli bulan Esra, “2 aydır Bodrum’dayım ve özellikle 40 yaş üstü kadınların yaşadığı hayata inanmakta güçlük çekiyorum. Tabir-i caizse hepsi arkadan 20’lik, önden müzelik. Suratları silme estetik, hepsi aynı kek kalıbında pişmiş ve vitrine konmuş gibi. Daha da vahim olanı çoğu evli. Ama bu durum kocalarının umrunda değil. Kocasıyla sevgilisi aynı masada eğlenebilen kadınlar var etrafımızda” dedi.
BEYAZ HOCA YİNE BEL ALTI VURDU, EN ÖNEMLİ YERLERİ ÖRTÜĞÜ İÇİN EN KUTSAL ÖRTÜ BAKIN NEYMİŞ ! ! ! [ 05.10.2007]
Sivri yorumlarıyla tanınan Zekeriya Beyaz, bu kez türban ile ilgili açıklamalar yaptı.

Sivri yorumlarıyla tanınan İlahiyatçı Zekeriya Beyaz, katıldığı “Orada neler oluyor” programında yine ilginç açıklamalar yaptı. Türban konusunda yapılan tartışmalara değinen Beyaz ” O ya da bu bez parçası hiçbirinin kutsallığı yoktur. Onu da takar bunu da giyinir, öbürünü de sarar başına. Allah’a aittir niyet kimse bilemez. Dolayısıyla insanları böyle kıskaca alıp kıstırmanın bir manası yoktur. Ne türbanın kutsallığı vardır, ne pantolonun ne de donun …Eğer bir şeyi örtüyorsa en kutsal şey dondur o zaman! Bezde kutsallık arıyorsanız bir şeyi örttüğü için, en önemli yerleri örtüyor dolayısıyla en kutsal olan kilottur” dedi.

‘BEN KABE’DEMİYİM, TABİİ Kİ GÖĞÜS DEKOLTEM OLABİLİR SON DERECE DOĞAL’ ! ! ! DEDİ. KİM Mİ?… BİR TIK ÖTEDE.. [ 05.10.2007]
Tabi ki dekoltem olacak Dedi. Olsun tabi ki efendim..

Bülent Ersoy, magazin programlarında bu konunun işlenmesine de tepki göstererek,”Birilerinin şu şöyledir, böyledir demesine ihtiyaç yok. Sayın hocamız birinci ağız olduğu halde her şeye rağmen yine insanlar o sevgisiz art niyetleriyle program yapıyorlar. Magazin programlarında buna yer veriyorlar. Ben Kâbe’demiyim yoksa bir şov esnasında mıyım? Tabii ki göğüs dekoltem olabilir son derece doğal. Allah’a havale ediyorum. Allah onları ıslah etsin.”dedi.

‘ORADA KENDİMİ BEĞENMEDİM, BEN ŞİMDİ DAHA İYİ FAHİŞE OLURUM’ ! ! ! [ 05.10.2007]
Yeliz Yeşilmen 4 yıl önce oynadığı hayat kadını rolünü beğenmedi…

”Cumhurbaşkanı Öteki Türkiye” adlı filmde bir hayat kadınını canlandıran Yeliz Yeşilmen, iyi oyunculuk çıkarmadığını düşünüyor. Filmin dört sene önce çekildiğini söyleyen Yeşilmen, ”Şimdi o rolü tekrar verseler çok daha iyi oynardım” dedi. Filmin yönetmeni ve başrol oyuncusu Zeki Alasya”dan çekimlerde büyük destek gördüğünü belirten Yeşilmen, ”En büyük idealim ödül kazanacağım bir filmde oynamak ve bu filmde tüm yeteneklerimi sergilemek ” diyor.

TALEP OLDUKÇA BEN VARIM DİYEN TESCİLLİ GÜZELİMİZ KİM… [ 05.10.2007]
Zeynep Yılmaz, müzik dünyasında aradığını bulamayınca gerçek mesleğine dönüş yaptı.

2003 Türkiye Güzeli seçilmesiyle birlikte işleri açılan, modellikle yetinmeyip çok geçmeden “Karalama” adında bir de albüm çıkaran Zeynep Yılmaz, müzik dünyasında aradığını bulamayınca gerçek mesleğine dönüş yaptı. Yılmaz, geçtiğimiz günlerde Yılmaz Saltanat Tekstil”in 2007-2008 sonbahar-kış kreasyonunun tanıtımı için objektif karşısındaydı… Çekimlerde İlknur Soydaş ile birlikte görev alan manken, “Bu işi seviyorum, talep gördüğüm sürece de modelliğe devam edeceğim. Ama müzikten de umudumu kesmedim. Bu alanda çalışmalarım sürecek” dedi.

LEZBİYEN Mİ? DEĞİL Mİ? ÜNLÜ MANKEN CEVAPLADI… [ 05.10.2007]
Atv”de ekrana gelecek olan ”Kara Güneş” dizisinde bir gazeteciyi canlandıran Şenay Akay, hakkında çıkan ”lezbiyen” iddilarıyla ilgili konuştu. Şenay, şunları söyledi: Özel hayatım hiç kimseyi ilgilendirmez. Böyle bir şey varsa kime ne? Benim için hakkımda ne kadar konuşulursa o kadar iyi. Hatta benden bahsetmeleri için üzerine para veririm.

ONA DEĞER VERDİM… O BENİ PROMOSYON OLARAK GÖRDÜ DEDİ.. KİM Mİ… [ 05.10.2007]
Tatlıses”e İlan-ı aşk eden Aysun Baceoğlu”ndan ilginç açıklamalar…

Baçeoğlu, İbrahim Tatlıses ilişki yaşayıp yaşamadığı sorulduğunda, “İbrahim Bey’le hiçbir ilişkim olmadı. O arada albümü çıkmıştı. Ben gerçekten ona çok değer verdim ama o beni promosyon olarak gördü” dedi. Baceoğlu, Derya Tuna’dan tepki görüp görmediğiyle ilgili soruyu da şöyle yanıtladı: “Çok ilginç bir şey yaşadım. Bir ay önce biz evde yokken Derya Tuna bizim eve gelmiş. Evimizdeki kadına, ’Emlakçı bu evin satılık olduğunu söyledi. İçeri girip bakmak istiyorum’ demiş. Neyseki kadın izin vermemiş.”

CANLI YAYINDA GÖĞÜS KONTUROLÜ… [ 05.10.2007]
Popstar Alaturka yarışmasında jüri koltuğunda oturan Bülent Ersoy işi abarttı. Programda jüri üyesi Armağan Çağlayan, Özlem adlı yarışmacının göğüslerinin çok kötü göründüğünü söyledi. Çağlayan’dan sonra olaya el koyan Ersoy, “Gel bakalım buraya” diyerek yanına çağırdığı yarışmacının göğüslerini kontrol etti. Diva ‘kalite kontrolün ardından’ şu yorumu yaptı: Gayet iyi duruyor. Bazılarının kötü olur ama bununkiler güzel. Niye dekolte giymiyorsun ki?…

ÜNLÜLERİN UNUTMAK İSTEDİKLERİ ANLAR [ 05.10.2007]
lAZMAGAZİN EKİBİ OLARAK ÜNLÜLERLE KONUŞTUK. iŞTE ÜNLÜLERİMİZ UNUTMAK İSTEDİKLERİ ANLAR..

Seray Sever – Oyuncu

“Geçtiğimiz yıl yaptığım albüm çok konuşuldu ve eleştirildi. Bu dönemde ne kadar güçlü durmaya çalışsam da çok yıprandım. Bilinçli yıpratma politikalarıyla da kötü bir duruma düşürüldüm. Türkiye”deki insanların hafızasından o albümü ve o dönem düştüğüm kötü durumları çıkarmak isterdim.”

Oyuncu “Altıma yaptığım anı”

Alp Kırşan

“Anneannemin ölümünü duyduğum anda yaşadığım acıyı unutmak isterdim. Tercihimi, ilkokul ikinci sınıfta müsamerede yaşadıklarım için de kullanabilirdim. Okul müsameresinde bir kızla vals yaparken altıma yapmıştım. Çok utandığımı hatırlıyorum. Birkaç gün okula gidememiştim utancımdan.”

“O maçın skorunu”

Mehmet Aslan – Oyuncu

“Futbolda 2002-2003 sezonu, on birinci ayın 6′’sı. Bu tarihi gerçekten hafızamdan silmek isterdim. Galatasaray”ın, Fenerbahçe”ye 6-0 yenildiği o maçtan sonra çok üzüldüm. Her koyu Galatasaraylı gibi o kara günü ve o günün tüm izlerini unutmayı arzu ederdim.”

“O gazetecinin hakaretlerini…”

Tan Sağtürk – Balet

“Birkaç ay önce ameliyat olmak için Amerika”ya gittiğimde köpeğim bir arabanın altında kalıp ölmüştü. Bu üzüntüyü yaşarken bir gazetecinin, köpeğin ölümüne benim neden olduğumu anlatan ve hakarete varan ithamlarıyla karşı karşıya kaldım. Köpeğimin üzüntüsünü silmek istediğim gibi, mahkemeye verdiğim gazetecinin o yazdıklarını da tamamıyla unutmak isterdim.”

“Hamilelikte yaşadıklarımı”

Emel Acar – Modacı

“Kızıma da oğluma da hamile olduğum dönem oldukça kötü geçti. Bazı hassas bünyelerde, hamilelikteki bulantılar çok ciddi yaşanıyormuş. En ufak bir kokuda midem ağzıma geliyordu. Oğluma hamileyken altı ay kokuyor diye evde yemek pişirilmedi. Bulantılar yüzünden ölmek istemiştim.”

“Trafik kazasını…”

Işın Karaca – Şarkıcı

“7-8 ay önce bir trafik kazası geçirdim. Boyun kemiğimde zedelenme olduğu için uzun süre boyunlukla gezmek zorunda kaldım. Gerçekten zor bir dönemdi. Uzunca bir süre arabaya binemedim. Şimdi de arabaya binerken tedirgin oluyorum. O kazayla ilgili hafızamda hiçbir şeyin kalmamasını ve arabayla seyahat ederken duyduğum tedirginliği unutmak isterdim.”

“Bohem tatilimi”

Gürgen Öz – Oyuncu

“Birkaç yıl önce, arkadaşlarla Bodrum”da tatil yapmak istedik. Paramız olduğu halde otostop yaparak çıktık yola. Kendimizi çok fazla dağıttığımız, çok fazla para harcadığımız bir tatildi. Dönüşte 20 saatte İstanbul”a gelen ucuz bir otobüse binmek zorunda kaldık. O bohem tatilimin anılarını silmek isterdim.”

“Ölüm acısını”

Asuman Dabak – Oyuncu

“Yapı gereği farkındalıkları olan bir insanım. Bu yüzden herhalde benim yapımdaki insanlara bu hap oldukça faydalı olur. 2000”de annemi kaybettim, o dönemde yaşadığım ıstırabı unutmak isterdim. Ölümün önüne geçilmiyor, onu unutamasam da onun cenazesindeki derin üzüntüyü hafızamdan silmeyi isterdim.”

“Yediğim dayakları”

Mirkelam – Şarkıcı

“İnsanın yaşadığı sürece, bir sürü kötü olayı unutmak istediği aşikar. Mesela bir hap veya iksir, aşkın hayal kırıklıklarını silseydi güzel olurdu. Yenilen dost kazıkları için de faydalı olabilir. Yalnız en çok askerde yediğim dayakları unutmak isterdim, çünkü insanın gururunu zedeleyen bir durum.”

FLAŞ… FLAŞ… FLAŞ… ÜNLÜ GÜZELİN TUVALETTE SEVİŞME GÖRÜNTÜLERİ BİR TIK ÖTEDE [ 05.10.2007]
”Tuvalette sevişme” skandalının görgü tanığı Berna Arıcı”dan ilginç ayrıntılar..

İşte Berna Arıcı”nın mahkemede anlatacağı ayrıntılar:Kız arkadaşlarımla çorbacıya gitmiştik. Helin çok kötü sarhoştu.

Sallana sallana tuvalete gitti. Sonra arkadaşlarımdan bir tanesi tuvalete gitti, sonra da diğeri.

Bekledim, bekledim gelmedi. Daha sonra ben de gittim. Tuvaletten sesler geliyordu. Kapıyı çaldık, yardıma ihtiyacı olabilir diye düşünerek. Ama garip sesler geliyordu. Helin”in sesi erkeğin sesini bastırıyordu.

Helin”e kapıda basın olduğunu söyledik, yardımcı olalım dedik. Yok, iyiyim dedi. Kapıda kilitli olduğu için beklemek zorunda kaldık.

Toplam 1 saat bekledik. Daha fazla bekleyemeyince tuvaletin altından eğilip baktık. Sadece ayakları gördüm ama çok garip sesler geliyordu.”Yan kabine girip, diğer tuvalete bakmadın mı sorusu üzerine Berna Arıcı, ”daha fazla konuşmak istemiyorum, mahkemede anlatacağım her şeyi” .

AŞKTA SINIR TANIMAYAN ÜNLÜ KİM… BİR TIK ÖTEDE… [ 05.10.2007]
Önceki gün gerçekleştirilen bir tanıtıma katılan Pınar Altuğ, sevgilisi Yağmur Atacan”la olan birlikteliğiyle ilgili çarpıcı açıklamalar yaptı. Geçtiğimiz günlerde sevgilisinin, ”Pınar”ın sırtını çok beğeniyorum” açıklamasıyla gündeme gelen Altuğ, bu kez ”Yağmur ile iş dışında hiçbir kuralımız yok. Aşk sınır içine konulamaz ve orada yaşayamaz. Bizim aşkımızda kurallar yok” dedi. Altuğ, sevgilisinin giyim tarzına müdahale etmediğini de belirtti.

Yaðmur, 42 bin euroluk cipi çarptı
Yaðmur Atacan, sevgilisi Pınar Altuğ”un 42 bin euro vererek satın aldığı 2006 model Jeep Compass marka aracı duvara çarptı. Atacan, kazadan yara almadan kurtulurken cipin sağ kapısında hasar meydana geldi.

DENİZ AKKAYA “150 BİN DOLARA YATAĞA GİRERİM…” DEDİ. NE ZAMAN MI? [ 05.10.2007]
”Binbir Gece” isimli dizide bebeginin saglik giderlerini karsilamak için patronu Halit Ergenç”le yatmak zorunda kalan Bengüzar Korel”in hikayesi, sanat dünyasýnda geniş yer buldu. Deniz Akkaya da konuyla ilgili fikir beyan etti. Akkaya, ”150 bin dolar karsiliginda eger çocugum içinse patronumla yatardim. Kadinin orada oglunu yasatması gerekiyor” dedi.
MANKEN BUKET SAYGI NEDEN VE NİYE SOYUNDU… [ 10.08.2007]
Manken Buket Saygı işletmeciliğe soyundu!..

Şişli’deki Elite Residance’daki Elite Restoran’ın işletmeciliğini alan Buket Saygı, ünlülerin katılacağı bir açılışla restoranının kapılarını açacak.

SKANDAL POPÇUNUN ÇIRILÇIPLAK HAVUZ SEFASI… [ 10.08.2007]
Britney Spears ile birlikte samimi görüntüler veren Encinias Hollywood’un en çok konuşulan ismi oldu.

Rehabilitasyon merkezinden çıktığından beri skandallarıyla gündemden düşmeyen ünlü şarkıcı Britney Spears bu kez klip çekiminde birlikte rol aldığı öğrenci gençle havuzda eğlenirken çekilmiş fotoğraflarıyla gündeme geldi.

Spears’in çekimlerden sonra kendisini kaldığı oteldeki odasına davet ettiğini belirten genç oyuncu sözlerine şöyle devam etti: ‘Odasına girdiğimde Britney’i yarı çıplak bir şekilde yatağında uzanırken buldum. Beni baştan çıkarmaya çalıştı’.

18′LİK VÜCUDUM VAR… [ 10.08.2007]

Kuşadası’nda katıldığı plaj partisinde büyük ilgi gören Demet Akalın, vücudunun 18 yaşında olduğunu söyledi. Kadınlar Denizi’ndeki Miracle Beach Club’da sahne alan Demet, “Plaj kıyafetiyle sahneye çıkmak isterdim. Fakat akşam gelenler buradakiler kadar masum olmuyor. Bu yüzden bu kıyafetleri sadece gündüz giyiyorum” diye konuştu.

Ne yapalım öğrenciyiz

Perşembe, Mart 31st, 2011

öğrenci hikayesi,öğrenciler,öğrenci,öğrenci olmak,öğrenciler, gerçek öğrenciler,öğrenci evi,öğrencilerin hayatı,öğrenci gencler,öğrenci cocuklar,öğrenci ev halleri,öğrenci yurdu,öğrenci hayatı,öğrenci hayatları, kızöğrenci evi,öğrenci kızlar,kız öğrenci yurtu,erkek öğrenci evi,eve öğrenci kız atma,kızöğrenciler,

Ne yapalım öğrenciyiz

Ben rizede dosmada okuyorum. Haftasonu eve gitmek için Rize merkezden bindim çayeli otobüsüne. En arka cam kenarında giderken yanıma oturdu yaşlı bi amca. “Hayda bu şimdi konuşur kafa şişirir” diye düşünürken adm cebinden 250 konturluk bi kard çıkardı hafif hafif kazıyo. Bende kız arkadaşımı arıcam kontör yok aksilik paramda yok ne yapıyım diye düşünüyodum. şeytan işte adamın birden aklına giriyo. Yaşlı amca konturu kazırkan ben telefonumu cebimden çıkardım ve amcaya hafiften sırtımı döndüm. amca kontur servisini arayana kadar ben kontor numarasını girdim. amca iki defa denedi baktı kontor yuklenmiyo döndü bana “torunum hau karti şuna yüklermisun” dedi. tabi amca ne demek falan derken dedim amca bu kart kullanılmış seni aldığın yer kazıklamış. bu amca birden köpürdü ve otbüsün içinde bağırarak “zaten gözüm tutmamişidi o telefoncudaki pokiyeni” demezmi” ben orda bi gülmeye başladım bu sefer millet bana bakıyodu. çok utandım ama ömrümdede bu kadar güldüğümü hatırlamam. ne yapalım öğrenciyiz devlet bize her ay düzenli kontör versin bizde böyle muzurluklar yapmayalım.

hamolyozli eyup,19,Erkek,rize

Trabzon’dan gerçek bir hikaye

Perşembe, Mart 31st, 2011

Trabzon hikayesi,Trabzondan gerçek hikaye,karadeniz,hikayeler,karadeniz hikayeleri,Trabzon masalı,komik Trabzonlu,komik karadeniz hikayesi,trazon fıkrası,fıkralar,masallar,komik fıkra,

Trabzon’dan gerçek bir hikaye

İlaç mümessili bir arkadaş işi gereği Trabzon’a gider. Orada Usta Otel’de kalacaktır. Otelin bulunduğu cadde çok dar ve arabaların geçişinin zor olduğu bir caddedir. Tek sıra halinde de araçlar park etmiştir. İlaç mümessili arkadaş aracı için bir yer bulur ancak yer Broadway olan otomobil için dahi girilmesi zor bir yerdir. Çaresizce girme manevrası yapmaya başlar. O arada esnaftan biri gelir,
“Hoşgelmişun Kayserili hemşerum.. yardum edeyum saa” diyerek “geeeel..gittt..” türü yardımını yapar.. Yaklaşık 20 manevradan sonra araç tampon tampona da olsa park edilmiş olur.. İlaç mümessili kan ter içinde arabadan inerek kendisi de kan ter içindeki Trabzonlu esnafa teşekkür eder.. Esnaf :

-”Ayip edeysun..insanlik öldimu” der.. ve biraz uzaklaşır , elindeki anahtarla öndeki aracın kapısını açar , biner , çalıştırır ve gider…

ilhan cengiz

Sakiz cignerken dikkat edin!!!!!!

Perşembe, Mart 31st, 2011

Sakiz cignerken dikkat edin,sakız,çiğnemek,çiğnerken,dikkat etmek,sakızlar,sakızın faydası,sakızın zararı,sakız nedir,sakız nasıl yapılıyor,sakızın içinde ne var,sakızlar,sakız almak,sakız çiğnemek,Sakiz cignerken dikkat edin?,sakızlar,sakızın özelliği,sakızın özeliği,Sakiz cignerken dikkat edin neden,Sakiz cignerken dikkat edilmesi gerekenler,sakızın tarihi,

Sakiz cignerken dikkat edin!!!!!!

Benim basimdan komik olay 4 sene once basima geldi. Arkadaslarla okuldan geliyorduk,herzamanki gibi otobuse binmis yol alip gidiyorduk. Aylardan Subatti ve ramazan ayindaydik. Aclik basimza vurmustuki sormayin,birde oyle yorulmustukki halimiz kalmamisti.
Otobus bir kalabaliktiki sormayan,ayakta durmaya yer yoktu adeta.
Bizde 3 arkadas otobusun en arka kisminda oturuyorduk.
Derken Otobuse bir adam bindi,ama ne adam.

Besbelli isadamiydi,kiyafetleri ve is canatasi bunu gosteriyordu.
Neyse adam biletini uzatti ve otobusun arka tarafina yurumeye baslamisti.
Adamin agzinda sakiz vardi,bir oyana bir buyana agzinda cigneyip duruyordu. Once farkina varmadik,taki herkes adama bakana dek.
Birde ne goruruz adamin yanagina ve dudak kismina kocaman bembeyaz sakizin bir bolumu yapismis. adamin haberi yok.
tabi biz gulmeye baslamistik,cunku adam okadar kendine guveniyor olmaliydiki,etrafina guvenle bakinip duruyordu.
Inanin herkes guluyordu,ozellikle biz,herhalde yorgunluktan ve acliktan olsa gerek adeta gulme krizini tutulmustuk. biz guldukce karnimizin icleri agriyordu.
Hele bir arkadasim dayanamayip yerini degistirdi, benim karsima bulunan koltuga oturdu adami gormuyeyim diye.
Neyse adam gittikce yanimiza yaklasiyordu derken sen gel benim yanima otur,tam arkadasimin karsisina.
Biz hepten gulme krizine tutulduk,adam zavalli biryerden haberi yok oda guluyordu.
En sonunda adam indi,aslinda bu komik halinden ona haber etmemiz gerekirdi ama biz gulmekten firsat bulamamistik…….

HARBIKIZ,21,Bayan,HOLLANDA
mailto:harbikiz@hotmail.com

Murphy Kanunları

Perşembe, Mart 31st, 2011

Murphy Kanunları,Murphy kimdir,Murphy nedir,Murphy ne demek,Murphy nin anlamı,Murphy neden,Murphy kanunu,Murphy sözler,Murphy kuralı,Murphy kanunlar,Murphy bilgisi,Murphy kimmiş,Murphy dersi,Murphy önemi,Murphy tarihi,Murphy kişiliği,Murphy dersi,Murphy bilgisi,Murphy Murphy,Murphy ülkesi,Murphy hikayesi,Murphy videosu,Murphy foto,Murphy masalı,Murphy hikayesi,Murphy kısa sözleri,

Murphy Kimdir?

1917 dogumlu Edward A. Murphy Jr. ABD Hava Kuvvetlerinde 1949′da roketler uzerine deney yapan muhendislerden biriydi. Insan uzerine ivmelenmenin etkilerini inceliyordu (USAF proje MX981). Deneylerden biri pilot uzerinde 16 degisik noktaya akselometre takilmasi gerekiyordu. Sensor bir yapistirici ile ancak iki turlu takilabiliyordu ve birisi 16 sensorun tamamini da yanlis takmayi becerdi. Bunun uzerine Murphy, daha sonra kanun olarak
nitelendirilecek ilk soylemlerini bir basin toplantisinda acikladi.
Bir kac ay icinde “Murphy’nin Kanunlari” muhendislik sahasinda calisanlar arasinda yayildi ve 1958′de de nihayet Webster’in sozlugune girdi.

KOTUMSERLIGIN KITABI:

1. EGER KENDINIZI IYI HISSEDIYORSANIZ, UZULMEYIN GECER.

2. HICBIR SEY GORUNDUGU KADAR KOLAY DEGILDIR.

3. HERSEY DUSUNDUGUNUZDEN DAHA UZUN SURER.

4. OGRETMENIN ILGINC BULDUGU BIR KONU, OGRENCIYI SIKAR.

5. NE ZAMAN BIRSEY YAPMAYA KALKISIRSANIZ, MUTLAKA ONCELIKLE YAPMANIZ GEREKEN

BASKA BIRSEY VARDIR.

6. BIRSEYLERiN TERS GIDECEGINDEN ENDISE EDERSENIZ, TERS GIDECEKTIR.

7. KESTIRME YOL, IKI NOKTA ARASINDAKI EN UZUN MESAFEDIR.

8. TENEFFUSTE ZAMAN DERSTEKINDEN DAHA HIZLI AKAR.

9. HATA YAPMA OLASILIGINIZ HER ZAMAN AYNIDIR.

10. ARADIGINIZ BIR SEYI SON BAKTIGINIZ YERDE BULURSUNUZ.

11. BIR SEYI EN UYGUN FIYATA SATIN ALIRKEN, NE KADAR COK UZUN ARASTIRIRSANIZ

ARASTIRIN, SATIN ALDIKTAN SONRA BIR BASKA YERDE DAHA UCUZA SATILDIGINI
KESFEDERSINIZ.

12. PARLAMENTO FAALIYETTE IKEN HIC KIMSENIN YASAMI, OZGURLUGU VE MAL VARLIGI

GUVENDE DEGILDIR.

13. BIR CIHAZI MONTE ETTIKTEN SONRA, MUTLAKA BIRKAC CIVATA ARTAR.

14. DEMIRYOLLARINA BAKARAK TRENIN NEREYE GITTIGINI ASLA BILEMESSINIZ.

15. BANKADAN KREDI ALIRKEN, ONCE IHTIYACINIZ OLMADIGINI ISPATLAMANIZ
GEREKIR.

16. BIR SEYI TAMIR EDERKEN, DUSUNDUGUNUZDEN DAHA UZUN SURER VE DAHA PAHALIYA

MAL OLUR.

17. BEKAR BIRININ (KIZ/ERKEK) ARKADASI YOKSA BIR NEDENI VARDIR.

18. SIZE UYGUN BIRINI BULDUGUNUZDA, YA EVLIDIR YA KIZ (ERKEK) ARKADASI
VARDIR YA DA GAY’DIR.

19. BIR SEYLE FAZLA OYNARSANIZ, ONU BOZARSINIZ.

20. BIR SEYI YERLESTIRiRKEN SIKISIRSA ZORLAYINIZ; KIRILIRSA ZATEN
DEGISTIRMENIZ GEREKIYORDU.

21. BOZULAN BIR EV ALETINI TAMIRCIYE NESININ BOZUK OLDUGUNU GOSTERIRKEN,
MUKEMMEL BIR SEKILDE CALISIR.

22. PIPO, AKILLI BIR ADAMA DUSUNMEK ICIN SURE TANIR FAKAT AKILSIZ ICIN
AGZINA SOKUSTURACAGI BIR SEYDEN IBARETTIR.

23. HERKESIN PEK BIR ISE YARAMAYAN, “NASIL ZENGIN OLUNUR?” FORMULLERI
VARDIR.

24. COPU DISARIYA CIKARMANIZ GEREKTIGINI, KAPICI COPU ALDIKTAN SONRA
HATIRLARSINIZ.

25. BIR TARTISMADA SUPHEYE DUSERSENIZ MIRILDANIN, BASINIZ DERDE GIRERSE
TARTISMAYA BASKANLIK EDIN.

26. BEYIN x GUZELLIK x MEDENI HALI = SABIT’TIR. BU SABIT ISE SIFIR’DIR.

27. HAYATTA GUZEL OLAN HERSEY YA YASAL DEGILDIR YA AHLAKI DEGILDIR YA DA
KILO ALDIRICIDIR.

28. KOLAY KANDIRILANLARIN PARALARININ KENDILERINDE KALMASINI SAGLAMAK
AHLAKEN YANLISTIR.

29. BIR KISININ SIZE KARSI BESLEDIGI SEVGI DUYGUSU, SIZIN ONU NE KADAR
SEVDIGINIZLE TERS ORANTILIDIR.

30. ELDEKI BIR KUS, TEPENIZDEKI BIR KUSTAN DAHA GUVENLIDIR.

31. ASK, KALPTE ACILAN BIR DELIKTIR.

32. IYI KIZLAR (ERKEKLER) IPI SONUNCU OLARAK GOGUSLERLER.

33. PARA, ASKI SATIN ALAMAZ FAKAT SIZI KESINLIKLE IYI BIR PAZARLIK
YAPABILECEK KONUMA GETIRIR.

34. MURPHY’NIN ALTIN KURALI: HER KIMIN ALTINI VARSA KURALLARI O YAPAR.

35. TUNELIN UCUNDAKI ISIK, SIZE DOGRU GELEN BIR TRENIN FARIDIR.

36. BEKARLIK IRSI DEGILDIR.

37. SIZDEN DAHA CILGIN BIRIYLE ARKADAS OLMAYINIZ.

38. GUZELLIK YUZEYSELDIR ANCAK CIRKINLIK KEMIGE KADAR ISLER.

39. HERKESI MEMNUN ETMEYE CALISIRSANIZ, KIMSE BUNDAN HOSLANMAZ.

40. YAPILAN HATALI BIR HESAPTAN BIRDEN FAZLA KISI SORUMLU ISE, HICBIRI HATA
YAPMAMISTIR.

41. SUPHEYE DUSTUGUNUZDE, IKNA EDICI OLMAYA CALISIN.

42. MANTIK, GUVEN ICINDE YANLIS SONUCLARA SISTEMATIK OLARAK ULASMANIZI
SAGLAYAN BIR METODTUR.

43. BIR UZMAN, DAHA AZ BILINEN SEYLERI DAHA COK BILEN VE HICBIRSEY HAKKINDA
TAMAMIYLE HERSEYI BILEN KISIDIR.

44. BIR “KISIYE MASA BOYALI, SAKIN DEGME!” DERSENIZ, SIZE INANMADAN ONCE
MUTLAKA MASAYA DOKUNACAKTIR.

45. ASIK OLDUKLARINDA, AKILLI BIR ADAMLA BUDALA BIR ADAM ARASINDA HIC FARK
YOKTUR.

46. BUTUN BIR DONEM KUSURSUZ CALISAN HESAP MAKINASININ, MATEMATIK SINAVINDA
PILI BITER. (ACIKLAMA: HER IHTIMALE KARSIN, BERABERINIZDE PIL TASIRSANIZ, O
DA BAYAT CIKAR)

47. BEKARLIK ZAMANIN FONKSIYONUDUR, NE ZAMAN BIRINI BULURSANIZ, HEMEN BIR
BASKASI DIKKATINIZI CEKER.

48. BUYUK KESIFLERIN TUMU HATALAR SONUCUNDA OLMUSTUR.

49. TOPLANTI, GUNDEMIN TARTISILDIGI VE SAATLERIN BOSA HARCANDIGI BIR
FAALIYETTIR.

50. YENI SISTEMLER YENI PROBLEMLERI BERABERINDE GETIRIR.

51. BIZ HERHANGI BIR KONUNUN YUZDE BIRININ MILYONDA BIRINI BILE BILMIYORUZ.

52. BIR TASARIM MUHENDISININ TEMEL FONKSIYONU URETICI ICIN ONU IMAL ETMEYI
VE TAMIRCI ICIN TAMIRINI YAPMAYI ZORLASTIRMAKTIR.

53. OKULUN EN ZOR DERSININ SINAVINDA, SINIFIN EN CEKICI (KIZI/ERKEGI)
YANINIZDA OTURMAKLA DIKKATINIZI DAGITIR.

54. BIR SEYI ANLAYAMIYORSANIZ, ICGUDUSEL OLARAK DOGRUDUR.

55. BIR DENEY DOGRU SONUC VERIYORSA, BIR SEYLER TERS GITMISTIR.

56. BIR ERKEGI ELDE TUTMANIN YOLU, ONU BIRAKMAMACASINA SIKICA SARMALAMAKTIR.

57. DENEDIGINIZ HERSEY BASARISIZLIKLA SONUCLANIYORSA, KULLANMA KILAVUZUNA
MURACAAT EDINIZ.

58. TERS GITMESI MUHTEMEL BIR KAC OLASILIK ICINDE EN FAZLA HASAR VEREBILECEK

OLASILIK GERCEKLESIR.

59. PIYANGODA PARA KAZANDIGINIZ GUN, OLUMUNUZE FAZLA KALMAMISTIR.

SABIT KURALLAR:

- Murphy’nin altin kurali: Altini olan kanunu koyar!
- Murphy Felsefesi: Gulumse… Yarin daha kotu olacak.
- Murphy sabiti: Dunyadaki nufus surekli artar ama toplam zeka sabit kalir.

Diger Secmece Kanunlar:

- Herhangi bir seyin olma olasiligi, arzu edilirligiyle ters orantilidir.
- Mumkun olan en kotu kosullar er ya da gec mutlaka ortaya cikar.
- Isler iyiye gitmeden once kotu gider… Islerin iyiye gidebilecegini kim
soyledi?
- Iyi baslayan her sey kotu biter… Kotu baslayan her sey daha da kotu
biter.
- Eger bir deney basarili olmussa, ters giden bir seyler var demektir…
- Herhangi bir bilgide sayilar cok dogru gozukuyorsa bosuna kontrol etmeyin,
yanlistirlar.
- Faturalar elinize alacaklarinizdan iki kat hizli ulasir…
- Iki tur insan vardir: insanlari iki ture ayiranlar ve ayirmayanlar.
- Tikanik trafikte, diger serit her zaman daha hizli akar.
- Yere dusen hersey ulasilmasi en zor koseye yuvarlanir.
- Eger sıkısmışsa zorlayin… Kirilirsa, degistirilmesi gerekiyormuş
demektir.

ilginç öyküler

Perşembe, Mart 31st, 2011

ilginç öyküler,komik öyküler,komik masallar,komik fıkralar,komik sözler,komik sözler,komik mesaj kısa,komik hikayeler,komik deyimler,komik cocuk masalları,kültür sanat,kültür,sanat,anlamlı komik sözler,duygusal komik sözler,komik ata sözleri,

İlginç Ölümler

Jake Fen isimli Macar adam, eşini korkutmak için
kendini asmiş pozu verdi… Eve gelen eş kocasını o halde gorünce
bayıldı.. Kapıyı açık gören komşu kadın içeri girince iki cesetle
karşılaştığını sanıp evi soydu. Topladıkları ile çıkarken Jake kadına bir
tekme attı. Cesedin canlandığını sanan kadın korkudan öldü..Jake beraat etti..

New York’ta 5′inci caddede bir adama araç hafifçe
çarptı. Adama birşey olmamistı.. Şoförle konuştu ve kalkacakken
olayı gören biri yanına gelerek, kalkmazsa sigortadan para alabileceğini
söyleyince yeniden aracın önüne yattı. Araç sürücüsü ise adamın
gittiğini düşünerek gaza bastı ve adam öldü..

Bayan Carson Amerika’nin New York kentinde yaşıyordu.. Birgün
eglenmek için cenaze işleri yapan bir şirketle anlastı. Şirket eve telefon etti ve
bayan Carson’un kalp krizi geçirip öldügünü söyledi . Aile hemen koştu. Bu
sırada tabutun içinde yatan bayan Carson birden
dogrulu verdi. Ama kizi oanda kalp krizi geçirip öldü…

Romollo Ribaldo işsizdi. Pisa kentinde oturan 42
yasindaki Italyan bir gün, tabanca ile intihar etmeye
hazırlandı. Eşi onu engellemek için dil döktü.. Sonunda Romolo ağlamaya başladı ve intihardan vazgeçip silahını yere fırlattı. Ateş alan tabancadan
çıkan mermi eşine isabet etti ve eşi öldü.

Beğenmediniz mi? Birde bu ölümsüz ölüme bakın neler
hissedeceksiniz.

Ölümsüz Ceset
Gerçek bir olay

Sibirya’nın köylerinden birinde cenaze mezarlığa
götürülüyormuş.Mısır tarlasının ortasında tabut köylülerin
ellerinden düşüvermiş.Tabutun içindeki ceset düşüp dereye yuvarlanmış.
Akıntı, cesedi dinamitle avlanan balıkçıların yanına sürüklemiş.
Balıkçılar “Acaba adamı dinamitle biz mi öldürdük”
diye endişeye kapılarak cesedi askeri kışlanın tellerine bırakmışlar. Nöbetçi
er, bölgeye birinin yaklaştığını düşünerek cesedi yaylım ateşine
tutmuş. Hemen ambulans çağrılmış. Delik deşik olan ceset hastaneye kaldırılmış.
Operasyon altı saat sürmüş. Ameliyattan çıkan doktor alnından akan
terleri silmiş ve “çok zor oldu ama galiba yaşayacak” demiş.

Ay’in hikayesi

Perşembe, Mart 31st, 2011

Ay’in hikayesi,Ay,Ay hikayeleri,dolunay,dolun ay,ayla ilgili hikaye,ay nasıl,ay neden,ay nasıl oldu,ayın tarihi,aya çıkmak,aya çıkanlar,ayda,hikayeler,yaşananlar,masallar,masal,ay,hikaye,roman,çocuk masalları,cocuk hikayeleri,

Ay’in hikayesi

Cok cok eskiden yesil bir vadinin icinde bir irmak kiyisinda kurulu bir koy varmis dunyada, taa dunyanin obur ucunda.Cok eski dedik ya, o zamanlar gunduzleri pek gunesli gecermis,
yagmur yagmadikca; geceleri hep yildizli olurmus, bulutlar olmadikca.

Koy sakinleri tarimla ugrasirlarmis, hayvanlar avlarlarmis ucsuz bucaksiz arazilerinden, sularini kaynagi cok uzakta olan,
koylerinin icinden gecen,irmaktan alirlarmis. Koyde herkes birbirini sever, sayarmis.
Koyde bir tek kisinin kalbinde oyle buyuk bir sevgi varmis ki butun koyunkune bedelmis; Dolun’un Intera’ya olan askiymis bu.
Kiz Dolun’u bilirmiste tanimazmis yakindan. Dolun dayanamamis bir gun gitmis kizin yanina. Sormus Intera’ya onunla evlenip
evlenmeyecegini.

Intera demis ki Dolun’a :

- “Evlenirim evlenmeye ama benim isteyenim coktur, her gelen kisiden ayni seyi ister benim babam. Ancak babamin bu istegini
yerine getiren benimle evlenir.”

Dolun sasmis.

- “Sensin benim kalbimim sahibi” diyerek baslamis sozune “senin dilegin benim icin bir emirdir, soyle istegini hemen yapayim”
demis askina.

Intera demis ki

- “Bir cicek vardir yapraklari gumusten tomurcuklari elmastan, onu ister babam benle evlenecekten”.

Dolun

- “Bekle beni” demis Intera’ya, “hemen gidip getireyim o cicegi ama nerededir yeri?”

Intera parmagiyla gostermis akan irmagi
- “Iste bu irmagin kaynagindadir der babam, kirk gun yurumek
gerekirmis oraya varmak icin ama bir giden bir daha gelmedi
simdiye dek cunku oralar buyuluymus derler, giden geri gelmezmis cunku buralardan cok daha guzelmis oralar.

Dolun

- “Senden daha guzel ne olabilir ki bu dunyada” demis Intera’ya “Donecegim, o cicekle, donecegim cunku seviyorum seni, cunku
sensiz anlami olmaz benim icin o guzelligin”. Dolun cikmis yola sonra. Kirk gun yurumus irmagin yanindan.
Hep ne kadar sevdigini dusunmus Intera’yi yol boyunca. Tek aklindaki Intera’ymis, tek amaci ise o cicek. Kirkinci gun
kalkmis Dolun sabah erkenden, yuzunu yikamis irmaktan, anlamiski cok yaklasmis kaynagina irmagin suyun serinliginden. Devam etmis
yoluna sonra. Biraz sonra varmis kaynaga, butun yesilliklerle cevrili bir gol varmis kaynakta, golun ortasinda bir adacik,
adacigin ustunde de o cicek duruyormus. Anlamis Intera’nin anlattigi cicek oldugunu guzelliginden. Yuzmeye baslamis adaya
dogru hemen. Adaya cikinca karsisinda bir adam belirmis Dolun’un.

Adam Doluna

- “Her gulun bir dikeni, koruyucusu, oldugu gibi bende bu cicegin koruyucusuyum, eger almaya geldiysen ben, Salut, izin
vermem buna” demis. Dolun saskin ve de kararli bir tonla

- “Ben o cicegi alacagim sonra askima kavusacagim” demis “Hic bir sey beni kararimdan ceviremez”.
- “O zaman beni biraz dinleyeceksin” demis Salut “sana neden koparmaman gerektigini anlatacagim, eger hala ikna olmazsan
o zaman izin veririm almana”. Dolun ikna olmus ve cokmus yoncalarin ustune, baslamis dinlemeye…

- “Eger bir seyi cok fazla istersen ve engelin yoksa onunde onu alirsin, hayatta boyledir, insan engelleri asarsa yasamina
devam edebilir. Bu cicekte sadece yasam icin bir seyler yapacaksan engelleri kaldirir onunden cunku onunda bir gorevi var, bu cicek
sadece 28 gecede bir acar yapraklarini ve parlayan tohumlarini gole doker, bu sayede buradaki sular yukselir ve irmaktan
tasar gider zamanla. Bu irmak sayesinde yasar bu dogadaki yesillikler, insanlar, hayvanlar.” demis Salut.
Dolun baslamis dusunmeye, eger cicegi koparirsa kavusacaktir sevdigine ama kuruyacaktir irmaklari bunun yaninda. Sonunda
cicegin basina coker kalir Dolun. Gumus yapraklarinda kendini gorur Dolun cicegin. Yaninda Intera vardir ama niye mutsuzdur
ikiside. Aslinda kalbindeki tek endiseyi gorur Dolun. Zaman gectikce Dolun’un dusunceleri yogunlasir kafasinda.
Mutsuzlugunu dusunur, ciceksiz Intera’siz bir yasam dusunur. Koparamaz cicegi gunlerce. Dolun artik yasamaktan zevk almaz
sekilde sadece askini dusunerek beklemeye baslar olacaklari. Bir gece cicek tohumlarini birakirken gole, bir tomurcukta
Dolun’un sertlesmis kalbinin ustune dusmus, aniden Dolun kalbindeki askinin buyuklugu kadar kocaman bir tasa donmus, tas o kadar
buyukmus ki dunyaya sigmamis gokyuzune yukselmis ve Dunya’yla donmeye baslamis. Boylece Ay olmus Dolun’un kalbi Dunya’ya. O
gunden sonra sadece 28 gecede bir gostermis Dolun kalbinin tum yuzunu, askinin butun pariltisini digerlerine; sadece o
gecelerde aydinlatmis Dunya’yi, ayni cicek gibi…

Ask ve cilginlik birlikteligi

Perşembe, Mart 31st, 2011

Aşk,çılgınlık,birliktelik,gerçek aşk,aşk fedakarlıktır,aşkın gücü,aşkın anlamı,aşkın tarifi,aşk nedir,aşk ne demektir,aşk için,aşklar,aşk anlamı,aşkın anlamı,askın anlamı,ask,duygusal ask sözler,askın manası,gercek ask nedir,aşk nasıl bişeydir,aşk sözlük,aşıklar,aşk sözler,aşk mesajları,aşk şiirleri,aşk aşk aşk,aşk şarkıları,

Ask ve cilginlik birlikteligi

Uzun zaman önce,

Dünya yaratılmadan, insanlar dünyaya ayak basmadan önce,iyi huylar ve kötü huylar ne yapacaklarını bilemez vaziyette dolanıyorlarmış.

Bir gün, toplanmışlar ve her zamankinden daha fazla canları sıkkın oturuyorlarken ; Saflık ortaya bir fikir atmış ;

“Neden saklambaç oynamıyoruz?”

..Ve hepsi bu fikri beğenmiş, hemen çılgın Cilginlik, bağırmış:

“Ben ebe olmak ve saymak istiyorum, Ben ebe olmak istiyorum!”

..ve başka hiç kimse Cilginligi arayacak kadar çıldırmadığı için, Cilginlik bir ağaca yaslanmış ve saymaya başlamış, 1, 2, 3 ….Ve Cilginlik
saydıkça, iyi huylarla kötü huylar saklanacak yer aramışlar ;

Şefkat Ay’in boynuzuna asilmis;

İhanet çöp yigininin icine girmis;

Sevgi bulutlarin arasina kivrilmis;

Yalan bir tasin altina saklanacagini soylemis ama yalan soylemis cunku golun dibine saklanmis;

Tutku dunyanin merkezine gitmis;

Para hirsi bir cuvalin icine girerken cuvali yirtmis. ..Ve Cilginlik saymaya devam etmis, 79, 80, 81, 82…..

Askin disinda, butun iyi huylar ve kotu huylar o ana kadar zaten saklanmis, Ask, kararsiz oldugu gibi, nereye saklanacagini da bilmiyormus.. Bu bizi sasirtmamali cunku hepimiz Aski saklamanin ne kadar zor oldugunu biliriz. ..Ve Cilginlik 95, 96, 97… ya gelmis ve 100′e vardigi anda, Ask sicrayip gullerin arasina girmis ve saklanmis.

..Ve Cilginlik bagirmis “Onum, arkam, sagim solum sobe, geliyorum!”,

..Ve arkasini dondugunde, ilk once Tembelliği gormus, o ayaktaymis cunku saklanacak enerjisi yokmus. Sonra Şefkat’I ayin boynuzunda gormus, ve İhaneti coplerin arasinda, Sevgiyi bulutlarin arasinda, Yalani golun dibinde, ve Tutkuyu dunyanin
merkezinde, hepsini birer birer bulmus, sadece biri haric.Ve Cilginlik umutsuzluga kapilmis, en son sakli kisiyi bulamamis,
derken Haset, Ask bulunamadigi icin haset duyarak, Cilginligin kulagina fisildamis ;

“Aski bulamiyorsun cunku o gullerin arasinda saklaniyor.”

..Ve Cilginlik catal seklinde tahta bir sopa almis, ve gullerin arasina

cilginca saplamis, saplamis, saplamis, ta ki yurek burkan bir haykirma onu durdurana kadar. Ve haykiristan sonra, Ask
elleriyle yuzunu kapayarak ortaya cikmis, parmaklarinin arasindan sicim gibi kan akiyormus, gozlerinden. Cilginlik Aski bulmak icin heyecandan Askin gozlerini catal sopa ile kor etmis…

“Ne yaptim ben? Ne yaptim ben? Diye bagirmis. “Seni kor ettim. Nasil onarabilirim?”

..Ve Ask cevap vermis ;

“Gozlerimi geri veremezsin. Ama benim icin bir sey yapmak istersen, benim kılavuzum olabilirsin.”

..Ve o gunden beri, Askin gozu kordur ve o gunden beri Cilginlik da her zaman onun yanindadir..

Rose Gül

Perşembe, Mart 31st, 2011

Rose Gül,Rose,Gül,gul,rose nedir,rose ne demek,rose gülü,rose nın anlamı,roze,güller,gül şehri,gül suyu,gül reçeli,gül lokumu,gülün tarihi,gülün anlamı,kırmızı gül,beyaz gül,beyaz rose,kırmızı rose,rose nedir,ne demektir,

Rose

Kan rengi, kipkirmizi gullere bayilirdi. Zaten onlarla adasti da. Rose..
Gul.. Kocasinin sevgili Rose’u.. Her yil Sevgililer Gunu’nu kapinin onunde
buldugu enfes fiyonklarla suslu kucak dolusu kirmizi gullerle kutlardi. Hic
aksamadan. Hatta, esini kaybettigi yil dahi kapisi calinmis, gulleri kucagina
birakilmisti.. Tipki gecmiste oldugu gibi, kucuk bir kartla birlikte.. Her yil
gullere ilistirdigi karta ayni cumleleri yazardi:
“Seni gecen sene bugunkunden daha cok seviyorum..”
Birden, bunlarin son gulleri oldugunu dusundu.. Onceden ismarlamis olmaliydi..
Olecegini nasil bilebilirdi?.. Zaten her seyi onceden planlamayi ve yapmayi
severdi..Yumurta kapiya gelmeden..

Gulleri ozenle iceri tasidi.. Saplarini kesti, vazoya yerlestirdi.. Vazoyu da
konsolun uzerine, esinin kendisine gulumseyen fotografinin yanina koydu. Orada
kocasinin koltugunda oturup saatlerce gulleri ve fotografi seyretti. Sessizce..
Bitmek bilmeyen bir yil gecti.. Yapayalniz ve huzun dolu bir yil.. Sonra bir
sabah kapi calindi.. Tipki eski gunlerde oldugu gibi.. Kirmizi gulleri, uzerinde
kucuk kartiyla birlikte esikteydi.. Sevgililer Gunu’nu kutluyordu. Gulleri iceri
aldi. Saskinlik icinde dogru telefona gitti. Cicekci dukkanini aradi.. Onu bu
kadar uzmeye kimin ne hakki vardi? “Biliyorum” dedi, cicekci.. “Esinizi gecen
yil kaybettiniz.. Telefon edeceginizi de biliyordum.. Bugun size yolladigim
gulleri cok onceden ismarlamis, parasini da odemisti.. Hep oyle yapardi, zaten..
Hic sansa birakmazdi. Dosyamda talimat var. Bu cicekleri size her yil
yollayacagim. Bir de ozel kart vardi, kendi el yazisiyla. Bilmeniz gerek diye
dusunuyorum.. Olumunden sonra ciceklere ilistirmemi istedigi kart..”
Rose hickiriklar arasinda tesekkur ederek telefonu kapadi. Parmaklari titreyerek
zarfi acti..

“Merhaba sevgilim” diye basliyordu, kart..
“Bir yildir ayriyiz. Umarim senin icin cok zor olmamistir. Yalnizligini ve
acilarini hissedebiliyorum. Giden sen, kalan ben olsaydim neler cekerdim, kim
bilir? Sevgi paylasildiginda yasamin tadina doyum olmuyor. Seni kelimelerle
anlatilamayacak kadar cok sevdim. Harika bir estin.. Dostum,
sevgilim, benim. Sadece bir yildir ayriyiz. Kendini birakma. Aglarken bile mutlu
olmani istiyorum. Onun icin bundan sonraki yillarda guller hep kapimizda olacak.
Onlari kucagina aldiginda paylastigimiz mutlulugu ve kutsandigimizi dusun. Seni
hep sevdim.. Her zaman da sevecegim. Ama yasamalisin. Devam etmelisin.
lutfen.. Mutlulugu yeniden yakalamaya calis.

Kolay degil, biliyorum ama bir yolunu bulacagina eminim. Guller, senin kapiyi
acmadigin gune dek gelmeye devam edecek. O gun cicekci bes ayri zamanda
gelip kapiyi calacak, eve donup donmedigini kontrol edecek. Besinciden sonra emin olarak gulleri ona verdigim yeni adrese getirip seninle yeniden ve ebediyyen
kavustugumuz yere birakacak…”

Bir siir ve bir ask hikayesi

Perşembe, Mart 31st, 2011

Bir şiir ve Bir Aşk Hikayesi,şiir,aşk,hikaye,hikayesi,hikayeleri, aşk sözler,aşk hikayeleri,aşk mesajları,hikaye,Hikayeler,gerçek aşk hikayeleri,yaşanan aşklar,en büyük aşklar,en güzel aşklar,en iyi aşıklar,aşk nedir,aşk şiirleri,aşk edebiyat,sözleri,duygusal aşk sözleri,duygusal aşk mesajları,manalı aşk sözleri,aşk çeşitleri,

Bir siir ve bir ask hikayesi

Universiteli delikanli Kolejli kiza bir voleybol macinda rastladi. Okul salonundaydi mac. Tribunsuz,minik bir salon.. Seyircilerle, oyuncular arasinda, sahanin cizgisi vardi sadece.. O kadar yakindilar..

Delikanli, bu tatli, bu guzel, bu dunyalar sirini kizi ilk defa göruyordu takimda.. Hoslandigini, fena halde hoslandigini hissetti. Az sonra bir seyi daha hissetti. Uzun zamandan beri maci degil, o guzel kizi izledigini..

Kiz servis atarken hemen önunden gecti. Göz göze geldiler.. Kiz gulumsedi.. Delikanli, cok populerdi o yillarda.. Kiz onu
tanimis olmaliydi. Kim bilir, belki kiz da ondan hoslanmisti.. Belkide delikanli öyle olmasini istedigi icin ona oyle gelmisti..

Set degisip, takim karsiya gidince, delikanlida yerini degistirdi, o da karsiya gitti.. Ucuncu sette tekrar eski yerine dondu.. Kizda gidis gelisleri fark etmisti galiba.. Bir defa daha gulumsedi. Manidar.. “anladim” der gibi bir gulumseyisti bu..

Delikanli o hafta boyu hep bu dunyalar sirini kizi dusundu.. Pazar gunu, sabahin korunde kalkti, erkenden oynanacak maci, ne
maci canim, o dunyalar sirini kizi gormek icin..

Delikanli artik kizin hicbir macini kacirmiyordu.. Dahasi.. Ankara Koleji’nin her dagilis saatinde, okul civarinda oluyordu, onu bir kez daha gormek icin.. Karsilastiklarinda, hafif cok hafif bir gulumseme, cok minik bir bas egmesi ile selamlasir olmuslardi..

Bir defasinda, yaptigina sonra kendiside gunlerce guldu.. O gun gene tesadufmus gibi, okul dagilimi kizin karsisina cikmis, gulumseyerek selamlamis, sonra arka sokaklara dalip, yildirim gibi kosarak, bir blok otede gene karsisina cikmisti..
kiz bu defa, iyice gulmustu.. Karsisinda, sozum ona agir agir yuruyen, ama nefes nefese delikanliyi gorunce..

Delikanli, voleybol takiminin kaptanini iyi taniyordu. Arkadastilar. Sonunda butun cesaretini topladi, kaptana acildi.. O kizdan fena halde hoslaniyordu. Galiba kiz da ona karsi bos degildi. Bir yerde, bir sekilde tanismalari gerekiyordu.. O zamanlar, bu isler boyle oluyordu cunku..

Kaptan “tabi” dedi.. “bu hafta sonu guzel bir konser var. Biz onunla gitmeye karar vermistik zaten. Sende gel. Hem konseri birlikte izleriz, hem de tanisirsiniz..”

“Mutluluk iste bu olmali” diye dusundu delikanli.. “Mutluluk iste bu..” Ve konser gunune kadar geceleri hic uyuyamadi..

Konser gunu de hic ama hic unutmadi.. O ne heyecandi öyle.. Konserin verildigi sinemanin kapisinda tanistilar.. El sikistilar.. O guzel ele dokundugu ani da hic unutmadi delikanli.. Kaptan, salona girdiklerinde,ustaca bir manevra daha yapti. Delikanli ile dunyalar sirini kiz yan yana dustuler.

Inanamiyordu delikanli.. Onunla nihayet yan yana oturduguna, onun sicakligini hissettigine, onun nefesini duyduguna
inanamiyordu.. Biraz once tanisirken tuttugu el, bir karis otesinde oylesine duruyor, delikanli,sahnede dunyanin en romantik sarkisi soylenirken -o an dunyanin butun sarkilari dunyanin en romantik sarkisiydi ya- o eli tutmak icin oylesine buyuk bir arzu duyuyorduki icinde.. Ama uzatamiyordu iste elini.. Her sey boyle iyi giderken, yanlis bir hareketle, onu urkutebileceginden, incitebileceginden oylesine korkuyorduki..

Sonunda dayanamadi, sanki kolu uyusmus gibi, uzandi.. Kolunu kizin koltugunun arkasina koydu.. Kizin omuzuna degil.. Koltugun uzerine.. Sonra kiz arkaya yaslandi.. Bir kac sac teli, delikanlinin elinin uzerine dokundu.. Kalbi yerinden firlayacak gibi atiyordu artik genc adamin.. Dunyalar sirini kizin saclari eline dokunuyordu cunku..

Konserden cikarken, kiz, sakalasti.. “sizi her macimizda goruyoruz. Alistik nerdeyse.. Yarin Adana’da macimiz var..
Gozlerimiz sizi arayacak..”

Hayir, aramayacakti.. Delikanli o anda kararini vermisti cunku.. Cebinde onu otobusle Adana’ya goturup getirecek, hatta ogle yemeginde bir de Adana kebap yedirecek kadar para vardi..

Gece yarisi kalkan otobuse bindi.. Sabah erkenden Adana’ya indi. Mac saatine kadar basi bos dolasti. Salona erkenden girdi, en on siraya tam servis kosesine en yakin yere oturdu.. Takimlar sahaya cikarken, salondaki en heyecanli seyirci oydu. Mac falan degildi sebep tabii.. Ilk sette kiz farkinda bile degildi onun.. Nerden olsundu ki.. Ikinci sette obur tarafa gittilerr.. Donduklerinde, ucuncu sette kiz farketti delikanliyi.. Yuzunde cok ama cok saskin bir ifade, biraz mutluluk, birazda gurur vardi sanki..

Ankara’nin hele Kolejde cok populer bu delikanlisinin onun icin ta oralara geldigini bilmenin gururu..
Mac bitti. Kiz soyunma odasina, delikanli garajlara gitti. Tek kelime konusmadan.. Konusmaya gelmemisti ki.. Kiz “keske
orada olsaydin” demisti. O da olmustu iste.. Hepsi o.. Ona o kadar cok sey soylemek istiyordu ki aslinda..

Bir gun universite kantininde gazete okurken, ic sayfalarda bir siire rastladi. Daha dogrusu bir siirden alinmis bir dortluge.. Soylemek istedigi hersey bu dort satirda vardi sanki..

Bembeyaz bir karta yazdi o dort satiri.. Ogleden sonrayi zor etti, Kolejin onune gitmek icin.. Kizin karsidan geldigini gordu. Kosarak yanina gitti. “Bu sana” diye karti eline tutusturdu ve kayboldu ortadan.. Kiz, Necip Fazil’in dort satirini okurken..

“Ne hasta beklerdi sabahi
Ve ne genc oluyu mezar
Ne de seytan bir gunahi
Seni bekledigim kadar!..”

Ertesi gun ogleden sonra, tarif edilemez heyecanlar icinde Kolejin onundeydi gene.. Kiz karsidan geliyordu.. Bu defa yaninda arkadaslari yoktu. Yanlizdi.. Yaklastiginda isaret etti delikanliya.. Gozlerine inanamadi genc adam.. Onu yanina mi cagiriyordu yoksa.. Evet, cagiriyordu iste.. Kalbinin duracagini sandi yaklasirken..

“Sana bir seyler soylemek istiyorum” dedi kiz.. Oda heyecanliydi, belli.. “Bak iyi dinle.. Dunku satirlar icin cok tesekkurler.. Herhalde hissettin, bende senden hoslaniyorum. Ama senden evvel tanidigim birisi daha var. Ondanda hoslaniyorum ve henuz karar veremedim, hanginizden daha cok hoslandigima.. Ve de su anda, onu terketmem icin bir sebep yok.”

“O zaman karar verdiginde ve de eger sectigin ben olursam, hayatinda baska kimse olmazsa, ara beni” dedi, delikanli
ikiletmeden.. Ayrildi kizin yanindan.. Bir daha voleybol macina gitmeden, bir daha okul yolunda onune cikmadan.. Bir daha
onu hic gormeden.. Yillarca sonra Levent’in soyleyecegi sarkida ki Sezen’in sozlerini o o zaman biliyordu sanki. Ask onurlu olmaliydi..

Gunlerce, haftalarca, aylarca bekledi.. Tipki, kiza verdigi o dortlukteki gibi bekledi.. Hastanin sabahi, seytanin gunahi bekledigi gibi bekledi..Heyecanla bekledi. Hirsla, arzuyla bekledi. Umutla, umutsuzlukla bekledi. Bazen ofkeyle bekledi.. Ama bekledi.. Baska hic kimseye bakmadan, baska hic kimseyi bulmadan bekledi.

Bir gun bir siir antolojisinde siirin tamamini buldu.. Iki dortluktu siir.. Ilki kiza verdigi.. Bir ikinci dortluk daha vardi o kadar.. O dortlugu de bir kartin arkasina dikkatle yazdi.. Cebine koydu..

Bekleyis suruyor, suruyordu.. Okullar kapandi, acildi.. Aylar, aylar gecti..Birgun delikanli kizi aniden karsisinda gordu..
“Gunlerdir seni ariyorum” dedi. “Gunlerdir seni ariyorum. Iste sana haber.. Artik hayatimda hic kimse yok!..” “Yaa” dedi delikanli.. “Yaa” dedi sadece.. Kalbi heyecandan olesiye carparken, aylardi olesiye bekledigi an gelip catmisken, agzindan sadece bu ses cikmisti.. “Yaaa!..”

Cebinde artik iyice eskimis karti uzatti kiza.. “Sana bir siirin ilk dortlugunu vermistim ya bir gun” dedi.. “Bu da sonu onun..” Sonra yurudu gitti, arkasina bile bakmadan.. Kiz ikinci dortlugu oracikta okurken..

“Gecti istemem gelmeni
Yoklugunda buldum seni.
Birak vehmimde golgeni
Gelme artik neye yarar!..”

Aradan yillar, cok ama cok uzun yillar gecti. Delikanli bugun hala dusunuyor.. O uzun, cok uzun bekleyis mi oldurmustu
askini?. Ya da beklerken, olesiye beklerken hayalinde oylesine bir sevgili yaratmisti ki, artik yasayan hic kimse bu hayali
dolduramazdi.. O sevgilinin kendisi bile.. Hayalindekini canli tutmak icin mi, canlisini silmisti yani?..
Ya da.. Ya da.. Bir siirin romantizmine mi kapilmis, bir delikanlilik jesti ugruna, mutlulugunun uzerinden oylece yuruyup gitmisti, acaba?

Delikanli bu sorularin yanitini bugun hala bilmiyor..

Bilmedigini de en iyi ben biliyorum..

Cunku, delikanli, bendim!..

HINCAL ULUC

(Bu öyküyü eski sevgilim Banu’ya ithaf ediyorum)

Yaşam Nedir?

Perşembe, Mart 31st, 2011

Yaşam Nedir,Yaşam,Nedir,yaşamak,yaşamak nedir,yasam,yasamak,yasam acı,cekmektir,yaşam için sözler,yaşıyan sözler,etkileyici yaşam hikayeleri,yaşam öyküleri,yaşayan,lar,yaşananlar,yaşanan öyküler,yaşanan hayat dersleri,hayatın gerçekler,hayat nedir, hayat,yaşam gerçeği,

Yaşam Nedir?

Gökyüzünde dünyayı yaşarken sonsuz özgürlüğümle birlikte,
yaşamı arıyordum ne olduğunu bilemeden… Bir su damlasıydım, güneşin ışıklarında renklerle oynayan, karanlıklarda
yıldızlarla konuşan… Mutluydum rüzgarla birlikte
maviliğe savrulurken, mutluydum kuşlarla kanat çırparken,
mutluydum gökkuşağı olup renkleri saçarken…

Takılmışken bir bulutun peşine, görürdüm yaşayanları
yeryüzünde… Hepsi zamanla koşar gibi, hep bir şeylerin
peşinde… Bazen bir kuşun kanadına karışır,
uçardım onunla, rüzgâra karşı çığlıklarla birlikte.

Yaşamı sorardım kuşlara, nedir diye? Özgürlük derlerdi bana… Göklerde özgürce kanat çırpabilmek, rüzgâra baş kaldırmak. Ama
yağmur yağdığında özgürlükleri elinden alınır, ağırlaşan kanatları
daha fazla çırpınamazdı damlalar karşısında… Sığınırken bir kaya
kovuğuna, özgürlüklerini teslim ederlerdi yağmura, sessizce…

Karıştım bir gün yağmur damlalarının arasına, gücü hissedebilmek için…Toprağa karışmak istedim, çoğalmak istedim, azgın bir nehir olup akmak istedim, deniz olmak istedim, yaşamı bulmak istedim, yaşam olmak istedim… Terk ettim gökyüzünü güneşe veda edemeden… Altımda gittikçe büyüyen yeryüzü beni kendine doğru hızla çekerken daha da büyüdüm, çoğaldım. Koşmaya başladım bir an önce toprağa kavuşabilmek için. Yaşamı hissedebilmek için… Yaşam olabilmek için…

Toprağa ilk dokunuş, ilk sarılış… Sıcaktı toprak, gökyüzünün
olamadığı kadar… Beni sarmaladı şefkatle, beni içine aldı sevgiyle…
Sevdim onu… Seviyorum dedim yaşamayı seninle birlikte…Toprağın
derinliklerinde, karanlık sıcaklıklarda güveni hissettim… Zaman
geçtikçe büyüdüm, çoğaldım… Yerimde duramaz hale geldim…

Güneşi özledim… Yıldızlara merhaba demek istedim…. Terk ettim
toprağı. Sıcaklığını, şefkatini. Bir sabah çiçekler açarken gökyüzünü
gördüm yeniden… Öylesine mavi, öylesine sınırsız, öylesine özgür…

Aktım, gittikçe büyüyerek… Beni sarmalayan toprağa dokunarak
aktım… Nereye gittiğimi bilemeden… Sadece yaşamı ögrenebilmek
için aktım… Benimle çiçekler açtı ağaçlarda, topraktan otlar fışkırdı
delicesine… Ben onlara yaşamı sunarken, cevap veremediler bana
yaşam nedir diye sorduğumda… Büyümek istedim… Daha hızlı
akmak, denize kavuşmak istedim… Aktım gökyüzünün görünmediği
ıssız ormanların arasından, yıllardır kımıldamaktan korkan taşları
peşimde sürükleyerek, başkaldırırcasına … Başakların rüzgârla dans
ettiği ovalara geldiğimde duruldum… Onları seyredebilmek için
yavaşladım… Sordum uçuşan kelebeklere yaşamı… Rüzgarla dans
mı diye?.. Cevap vermediler bana… Denizi aradım uzaklarda,
görebilmek için köpürdüm, taştım ona bir önce dokunabilmek için.

Sonra bir sabah, daha güneş ışıklarını serpmeye başlamamışken
dünyaya, uzaklarda maviliği gördüm… Gördüm orada canlılığı,
başkaldırmışlığı, hasreti… Kavuşmak istedim bir an önce, sarılmak
istedim… Koynuna girmek istedim bir sevgili gibi… Sevişmek
istedim onunla… Yaşamı istedim ondan… Dokunduğumda denize,
balıklar kaçtı benden, suyum karıştı denize… Bir oldum onunla…

Ufacık bir damlaydım, bulut oldum, toprak oldum, deniz oldum,
okyanus oldum. Kapladım dünyayı canlılığımla. Dalgalarla oynarken derinliklere karıştım… Derinliğin sessizliğinde güzellikleri
buldum… Yaşam gizlenmiş güzellikler midir diye sordum denize?
Cevap alamadım… İnsan olmak istedim… Yaşamın ne olduğunu
öğrenirim diye…Döl oldum genç bir erkeğin ateşli vücudunda…
Yıldızlı bir gecede can oldum bir dişiyle… Büyümeye başladım
içinde olduğum insana fark ettirmeden… Büyüdüm, büyüdüm…

Aynı toprak gibi sıcak ve karanlık bu yer bana güven verdi, huzur
verdi… Zaman geçtikçe, yerime sığamaz hale geldim… Güneşe
sarılmak istedim… Yıldızları görmek, denizle konuşmak istedim…
Yaşamı insanlara sormak istedim… Işıkla tekrar kavuştuğumda
özgürlüğümü hissettim yeniden… Küçük bir su damlasıyken
gezdiğim gökyüzünü yeniden görebilmek mutluluk verdi…

Büyüdüm zamanla… Diğer insanlarla birlikte, zamanla birlikte…
Sordum insanlara yaşam nedir diye?.. Cevap veremediler…
Bir gün aşık oldum birisine, neden diye sormadan kendime…
Bir kuş gibi özgürce, bir nehir gibi delicesine akarak,
bir deniz gibi sınırsızca sevdim birisini…
O zaman anladım ki; YAŞAM SEVGİDİR…
SADECE SEVGİ.

Yaşadığınız her gün özeldir

Perşembe, Mart 31st, 2011

Yaşanmış Hikayeler,Yaşanmış gerçekler,yaşananlar,yaşanan olaylar,yaşanan hikaye,yaşanmış insanlar,yaşanmış ibretlik olaylar,yapılmaması gerekenler,yaşanan kötü acı hatıralar,hatıralar,ders almamız lazım,yaşanan öyküler,yaşanan gerçek roman,filim gibi, hayatlar,yapılan hatalar,insanların en cok yaptıgı hata,lar,

Yaşadığınız her gün özeldir

Eniştem; kızkardeşimin tuvaletinin en alt gözünü açtı ve
ince kağıda sarılmış bir paket çıkardı. “Bu” dedi, “sıradan
bir çamaşır değil.” Kağıdı açtı ve çamaşırı bana uzattı.
Zarif ve ipekliydi. Kenarları elişi dantelle süslenmişti .
Astronomik bir fiyat taşıyan etiketi hala üstündeydi.

“Jan bunu New York’a ilk gittiğimizde almıştı. Nereden
baksan sekiz, dokuz yıl olmuştur. Hiç giymedi.
Özel bir gün için saklıyordu.” Çamaşırı benden aldı ve
cenaze evine götürmek üzere ayırdığımız diğer giysilerle
birlikte yatağın üzerine koydu. Bırakırken eli bir an
yumuşak kumaşı okşar gibi oyalandı. Tuvaletin gözünü hızla
kapattı ve bana döndü ve dedi ki : ” Hiçbir şeyini özel
bir gün için saklama. Yaşadığın her gün özeldir.”

Cenazeyi izleyen günlerde enişteme ve yeğenime
beklenmeyen bir ölümün arkasından yapılması gereken
tüm üzücü işlerde yardımcı olurken sık sık bu sözleri
hatırladım. Kardeşimin ailesinin yaşadığı şehirden
California’ya dönerken uçakta yine bu sözleri düşündüm.
Kardeşimin göremediği, duyamadığı veya yapamadığı
bütün şeyleri düşündüm. Hala eniştemin sözlerini
düşünüyorum ve hayatım değişti.

Artık daha çok okuyor, daha az toz alıyorum.
Balkonda oturup bahçemi seyrediyorum, uzayan çimlere
aldırmadan. Ailem ve dostlarımla daha çok vakit geçiriyorum ,
iş toplantılarında daha az. Mümkün olduğu kadar sık
“hayatın katlanılması gereken bir dertler zinciri yerine zevk
alınacak olaylar silsilesi olarak görülmesi” gerektiğini
hatırlatıyorum kendime. Her anın güzelliğini duyumsayarak
yaşamak istiyorum. Hiçbir şeyimi özel günler için saklamıyorum.

Kıymetli tabak çanağımı her “özel” olayda kullanıyorum.
Birkaç kilo vermek, tıkanan lavaboyu açmak, bahçemde ilk
açan çiçek gibi özel olaylarda.. En pahalı ceketimi canım
isterse süpermarkete giderken giyiyorum. Teorime göre eğer
zengin görünürsem, küçük bir torba erzak için o kadar parayı
daha rahat ödeyebilirim. Pahalı parfümü özel partiler
için saklamıyorum. Mağazalardaki tezgahların ve banka
memurlarının burunları da, en az parti parti gezen
arkadaşlarımınkiler kadar iyi koku alır.

“Birgün” kelimesi dağarcığımdaki yerini kaybetti.
Bir şey, eğer görmeye, duymaya veya yapmaya değerse, onu
şimdi görmek , duymak ve yapmak istiyorum.

Hepimizin “Yaşayacağımıza garanti gözüyle baktığımız
yarını görmeyeceğini” bilseydi eğer kızkardeşim, neler
yapardı kimbilir ? Sanırım aile fertlerini veya yakın
arkadaşlarını arardı. Belki eski birkaç arkadaşını arayıp
aralarında geçen sürtüşmeler için özür dilerdi.

Belki bir lokantaya en sevdiği çin yemeğini ısmarlardı.
Bunların hepsi birer tahmin. Kardeşimin neler yapamadan
öldüğünü hiçbir zaman bilemeyeceğim. Ya ben ?..
Eğer sayılı saatimin kaldığını bilseydim, yapamadığım şeyler
olduğu için kızardım. Yazmayı ertelediğim mektupları yazmadığım
için kızardım. “Bir gün ararım” dediğim dostları görmediğim
için kızardım. Eşime ve kızıma onları ne kadar çok sevdiğimi
yeterince sık söylemediğim için kızardım. Artık hayatlarımıza
kahkaha ve renk katacak hiçbir şeyi yarına ertelememeye,
duygularımı dizginlememeye çalışıyorum.

Ve her sabah gözlerimi açtığımda kendime o günün
“Özel bir gün” olduğunu söylüyorum. Her gün,
her dakika, her nefes gerçekten Allah’tan bize bir armağan.

ANN WELLS

Hayat Dersleri

Perşembe, Mart 31st, 2011

Hayat,Dersleri,Hayat dersi,Hayatın içinden,Hayatın gerçekleri,gerçek hayat,Hayatı anlamak,hayat nedir,hayat dediğin,hayat dersleri örnek,hayatın içinden kesitler,hayatı anlat,hayatı analamak,hayat zor,yaşanmış dersler,yaşanmış hikayeler,kültür,sanat,edebiyat,hayat dersi,

Hayat Dersleri

Birinci Ders:

Okuldaki ikinci ayımda, hocamız test sorularını dağıttı. Ben okulun en iyi
ögrencilerinden biriydim. Son soruya kadar soluk almadan geldim ve orada
çakıldım kaldım. Son soru söyleydi :
‘Hergün okulu temizleyen hademe kadının ilk adı nedır ?’
Bu her halde bir çeşit şaka olmalıydı. Kadını, yerleri sılerken, hemen
hergün görüyordum. Uzun boylu, siyah saçlı bir kadındı. 50′lerinde falan
olmalıydı. Ama adını nerden bilecektim ki ! Son soruyu yanıtsız bırakıp
kağıdı teslim ettim. Süre biterken bir öğrenci, son sorunun test sonuclarına
dahil olup olmadığını sordu.
‘Tabii, dahil’ dedi, Hocamız…
‘İş yaşamınız boyunca insanlarla karşılaşacaksınız. Hepsi birbirinden farklı
insanlar. Ama hepsi sizin ilginiz ve dikkatinizi hak eden insanlar bunlar.
Onlara sadece gülümsemeniz ve ‘Merhaba’ demeniz gerekse bile…’
Bu dersi hayatım boyunca unutmadım. Hademenin adını da…
Dorothy idi.

İkinci Ders :

Bir gece vakit gece-yarısına doğru Alabama Otoyolunun kenarında duran
bir zenci kadın gördüm. Bardaktan boşanırca yağan yağmura rağmen,
bozulan arabasının dışında duruyor ve dikkati çekmeye çalışıyordu. geçen her
arabaya el sallıyordu. Yanında durdum. 60′lı yıllarda bir beyazın bir
zenciye, hem de Alabama’da, yardıma kalkışması pek olağan şeylerden
değildi. Onu kente kadar götürdüm. Bir taksi durağına bıraktım. Ayrılırken
ille de adresimi istedi, verdim. Bir hafta sonra, kapım çalındı. Muazzam
bir konsol televizyon
indiriyordu adamlar. Bir de not ekliydi, armağanda…
‘Geçen gece otoyolda bana yardımınıza teşekkür ederim. O korkunç yağmur
sadece elbiselerimi değil, ruhumu da sırılsıklam etmişti. Kendime güvenimi
yitirmek üzereydim, siz çıka geldiniz. Sizin sayenizde ölmekte olan kocamın
yatağının baş ucuna zamanında ulaşmayı başardım. Biraz sonra son nefesini
verdi. Tanrı bana yardım eden sizi ve başkalarına karşılık beklemeksizin
yardım eden herkesi kutsasın…
En İyi Dileklerimle,
Bayan Nat King Cole.’

Üçüncü Ders :

Size Hizmet Edenleri Hep Hatırlayın…

Bir pastanın üç otuz paraya satıldığı günlerde 10 yaşında bir çocuk
pastaneye girdi. Garson kız hemen koştu… Çocuk sordu:
‘Çikolatalı pasta kaç para ?’
‘50 Cent.’

Çocuk cebinden çıkardığı bozukları saydı. Bir daha sordu:
‘Peki, Dondurma Ne Kadar ?’
‘35 Cent.’ dedi garson kız, sabırsızlıkla. Dükkanda yığınla müşteri vardı ve
kız hepsine tek başına koşuşturuyordu. Bu çocukla daha ne kadar vakit
geçirebilirdi ki…
Çocuk parasını bir daha saydı ve
‘Bir dondurma alabilir miyim, lütfen ?’ dedi.
Kız dondurmayı getirdi. Fişi tabağın kenarına koydu ve
öteki masaya koştu. Çocuk dondurmasını bitirdi. Fişi kasaya ödedi. Garson
kız
masayı temizlemek üzere geldiğinde, gözleri doldu, birden. Masayı sanki akan
gözyaşları temizleyecekti. Boş dondurma tabağının yanında çocuğun bıraktığı
15 Cent’lik bahşiş duruyordu..

Dördüncü Ders :

Yolumuzdaki Engeller…

Eski zamanlarda bir kral, saraya gelen yolun üzerine kocaman bir kaya
koydurmuş, kendisi de pencereye oturmuştu. Bakalım neler olacak diye
gözlüyor… Ülkenin en zengin tüccarları, en güçlü kervancıları, saray
görevlileri birer birer geldiler, sabahtan öğlene kadar. Hepsi kayanın
etrafından dolasıp saraya girdiler. Pek çogu kralı yüksek sesle eleştirdi.
Halkından bu kadar vergi alıyor, ama yolları temiz tutamıyordu.
Sonunda bir köylü çıkageldi. Saraya meyve ve sebze getiriyordu. Sırtındaki
küfeyi yere indirdi, iki eli ile kayaya sarıldı ve ıkına sıkına itmeye
başladı. Kan ter içinde kaldı ama, sonunda, kayayı da yolun kenarına çekti.
Tam küfesini yeniden sırtına almak üzereydi ki, kayanın eski yerinde bir
kesenin durduğunu gördü.
Açtı… Kese altın doluydu. Bir de kralın notu vardı içinde…
‘Bu altınlar kayayı yoldan çeken kişiye aittir.’ diyordu kral.
Köylü, bügün dahi pek çoğumuzun farkında olmadığı bir ders almıştı.
‘Her engel, yaşam koşullarınızı daha iyileştirecek bir fırsattır.’

Beşinci Ders :

Önemli Olan Vermektir..

Yıllar önce hastanede çalışırken, ağır hasta bir kız getirdiler. Tek yaşam
şansı, beş yaşındaki kardeşinden acil kan nakli idi. Küçük oğlan aynı
hastalıktan mucizevi bir şekilde kurtulmuş ve kanında o hastalığın
mikroplarını yok eden antikorlar oluşmuştu. Doktor durumu beş yaşındaki
oğlana anlattı ve ablasına kan verip vermeyeceğini sordu. Küçük çocuk bir an
duraksadı. Sonra derin bir nefes aldı ve
‘Eğer kurtulacaksa, veririm kanımı’ dedi.
Kan nakli yapılırken, ablasının gözlerinin içcine bakıyor ve gülümsüyordu.
Kızın yanaklarına yeniden renk gelmeye başlamıştı, ama küçük çocuğun yüzü de
giderek soluyordu…
Gülümsemesi de yok oldu. Titreyen bir sesle doktora sordu :
‘Hemen mi öleceğim ?’
Ufaklık, doktoru yanlış anlamıştı, ablasına vücudundaki
bütün kanı verip, öleceğini düşünüyordu.

Küçük istavritin öyküsü

Perşembe, Mart 31st, 2011

Kücük ıstavrik masalı,ökü,masal,fıkra,komik fıkralar,cocuk masalları,eğlenceli masallar,güldüren sözler,güldüren masallar,komik hikaye,komik fıkra,kısa komik söz,kısadan hisse,kısa sozler,güldüren fıkralar kısa,güldüren ata sözler,kısa öykü,kısa filim,kısa sözler,kısa mesajlar,kısa komik sözler,

Küçük istavritin öyküsü

Küçük istavrit, yiyecek bir şey sanıp
hızla atıldı çapariye
önce müthiş bir acı duydu dudağında
gümbür gümbür oldu yüreği
sonra hızla çekildi yukarıya…

Aslında hep merak etmişti
denizlerin üstünü
neye benzerdi acep gökyüzü.
Bir yanda büyük bir merak
bir yanda ölüm korkusu.

“Dudağı yarıklar ” denir,
şanslıdır onlar, hani
görüp de gökyüzünü , insanı
oltadan son anda kurtulanlar.

Ne çare balıkçının parmakları
hoyratça kavradı onu
küçük istavrit anladı yolun sonu.
Koca denizlere sığmazdı yüreği.
Oysa, şimdi yüzerken
küçücük yeşil leğende,
ansız uzanıvermiş dostlarına
değiyordu minik yüzgeci.

İnsanlar gelip geçtiler önünden
bir kedi yalanarak baktı gözünün içine
yavaşça karardı dünya,
başı da dönüyordu.
Son bir kez düşündü derin maviyi,
beyaz mercanı bir de yeşil yosunu.

İşte tam o anda eğilip aldım onu.
Yürüdüm deniz kenarına
bir öpücük kondurdum başına,
iki damla gözyaşından ibaret sade
bir törenle, saldım denizin sularına.

Bir an öylece baka-kaldı
Sonra sevinçle dibe daldı.
Gitti tüm kederimi söküp atarak,
teşekkürü de ihmal etmemişti.
Bir kaç değerli pulunu
Elime, avuçlarıma bırakarak.

Balıkçı ve kedi şaşkın baktılar yüzüme.
Sorar gibiydiler, neden yaptın bunu niye?
” Bir gün dedim, bulursam kendimi
yeşil leğendeki
küçük istavrit kadar çaresiz,
Son ana kadar
hep bir umudum olsun diye… ”

Anlamlı Sözler Mesajlar

Perşembe, Mart 31st, 2011

Anlamlı sözler,Anlamlı mesajlar,anlamlı,sözler,anlamli,yazilar,duvar yazısı,duvar yazıları,anlamlı komik sözler,klozet,klozet şakası,klozet sözleri,anlamlı kısa sözler,anlamlı komik sözler, klozet nedir,klozetin tarihi,

Klozet

Anne dışarıda alış-verişteydi. İki buçuk yaşındaki bebeğe babası gözkulak oluyordu.Aslında bu pek de zor bir şey değildi. Yavrucak halının üzerinde
‘çay seti’ oyuncağıyla oynarken baba da koltuğunda gazetesini okuyor, ara sıra da bebeğinin kendisine -çay seti oyuncağının minik plastik fincanlarıyla- ikram ettiği suları çay niyetine içerek oyuna iştirak ediyordu. Derken anne eve geldi. Baba anneye sus işareti yapıp, bebeği izlemesini istedi. Bu çok şirin hareketini annenin de görmesini istiyordu.Anne, bebeğin elinde çay fincanıyla salondan çıkıp, biraz sonra içi su dolu olarak babasına getirmesini ve babanın da onu çaymış gibi içmesini seyretti.Sonra gayet sakin bir tavırla elindekilerle mutfağa geçerken eşine seslendi:

‘Uzanabildiği tek su kaynağının klozet olduğunu biliyorsun, değil mi?’

Sonuç-1: Anneler evlatlarını çok sever ve onlara dair her şeyi bilir.

Sonuç-2: Babalar evlatlarına dair bir çok şeyi bilmez ama onları çok sever:
‘Babalar en son duyar’ boşuna söylenmemiştir

Komik Sözler Komik Mesajlar

Perşembe, Mart 31st, 2011

komik sözler,komik mesajlar,en komikler,en komik sözler,en komik mesajlar,cok komik sözler,çok komik mesajlar,komik kısa mesajlar,komik sözler kısa,güldüren sözler,face komik sözler,facebook sözler,face sozleri,facedeki komik sözler,faceye komik mesaj,kısa dost sözleri,komik arkadaş mesajları,komik fıkralar kısa,komik özlü sözler,komik anlamlı sözler,komik fıkralar,

İki Şey

Iki sey ‘Kalitesiz Insan’in ozelligidir :
1- Sikayetcilik
2- Dedikodu

Iki sey cozumsuz gurunen problemleri bile cozer :
1- Bakis acisini degistirmek
2- Karsindakinin yerine kendini koyabilmek

Iki sey yanlis yapmani engeller:
1- Şahıs ve olaylari akil ve kalp suzgecinden gecirmek
2- Hak yememek

Iki sey kisiyi gozden dusurur :
1- Demagoji (Laf kalabaligi)
2- Kendini agira satmak (ovmek, vazgecilmez gostermek)

Iki sey insani ‘Nitelikli Insan’ yapar :
1- Iradeye hakim Olmak
2- Uyumlu Olmak

Iki sey ‘Ekstra Deger’ katar :
1- Hitabet ve diksiyon egitimi almak
2- Anlayarak hizli okumayi ogrenmek

Iki sey geri birakir :
1- Kararsizlik
2- Cesaretsizlik

Iki sey kasif yapar :
1- Nitelikli cevre
2- Biraz delilik

Iki sey omur boyu bosa kurek cekmemeni saglar :
1- Baskin yetenegi bulmak
2- Sevdigin isi yapmak

Iki sey basarinin sirridir :
1- Ustalardan ustaligi ogrenmek
2- Kendini guncellemek

Iki sey basariyi mutlulukla beraber yakalamanin sirridir :
1- Niyetin saf olmasi
2- Ruhsal farkindalik

Iki sey milyonlarca insandan ayirir :
1- Sorunun degil, cozumun parcasi olmak
2- Hayata ve her seye yeni (ozgun, orijinal, farkli) bakis acisiyla yaklasabilmek

Iki sey gelismeyi engeller :
1- Asirilik (mubalaga, abarti, ifrat, tefrit)
2- Felakete odaklanmis olmak

Iki sey cozum getirir :
1- Tebessum (gulumseme)
2- Sukut (susmak)

Iki seyin degeri kaybedilince anlasilir:
1- Anne
2- Baba

Iki sey geri alinmaz:
1- Gecen zaman
2- Soylenen soz

Iki sey gercek sondur:
1- Cennet
2- Cehennem

Iki sey ulasmaya degerdir:
1- Sevgi
2- Bilgi

Iki sey “hayatta onemli olan her sey” icindir :
1- Nefes alabilmek
2- Nefes verebilmek

Minic.Gen.TR | Özlü Sözler, Güzel Sözler, Etkileyici Sözler, Anlamlı Sözler, Şiirler, Şifalı Bitkiler | canlı sohbet MyNet MyNet sohbet Mynet mirc sohbet Minic mirc Anlamlı SözlerAyrılık MesajlarıŞifalı BitkilerKomik Mesajlar Minic
İNTERNET HİZMETLERİ Geri bildirimi takip listeme ekle ( RSS )