SAgLIKLI YAsAM ÖNERİLERİ
Saglıklı olmak, insan mutlulugunun öncelik tasıyan bir ögesidir. Saglık genellikle kendiliginden var olan bir durum olarak algılanır. Oysa saglıklı olma ugrunda caba gösterilmesi gerekir. Hatta bugünkü bilgilerimiz bize bu ugrasın daha dogum öncesi dönemde baslaması gerektigini göstermektedir. Dogal olarak bu asamada yapılması gerekenler, anne ve babalara düsmektedir. Olaya nesillerin saglıgı olarak bakıldıgında, saglıgın ve saglıksızlıgın nesiller boyunca aktarılabilecegi görülür. Anne ve babalar genetik özelliklerinin yanı sıra kendi saglıklarına gösterdikleri özenle bebeklerine saglık aktarabileceklerini bilmelidirler.
Saglıklı bir yasam icin alınması gereken önlemlerin pek cogu günlük yasamımızda uygulamamız gereken kücük ve kolay cabalardan olusur. Nerede olursa olsun günlük yasamı düzenleyen bazı temel kuralların bilinerek uygulanması, saglıgın korunmasını ve diger bireylerle paylastıgımız yasamı kolaylastırır. Bu kurallardan en önemli bazıları temizlik, saglıklı beslenme, bedensel ve zihinsel calısma, düzenli yasam, sigara, alkol, uyarıcı ve uyusturucu maddelerden uzak durma, kazalardan korunma, sorunlarla basa cıkmada dogru ve uygun yöntemler kullanmadır.
cogunlukla günlük cabalarda hedefin mutluluk oldugu varsayılır. Oysa altta yatan asıl neden güvenlik duygusudur. cünkü hayatta kalmayı saglayan en ilkel dürtü korkudur ve güvenlik duygusu korkunun yatıstırılmasıyla ortaya cıkar. Kendimizi güvende hissedebilmemizin ilk kosulu ise bilmektir. Ancak bildigimiz seyi, bildigimiz kadarı ile kontrol edebiliriz. İkinci basamaksa bilginin eyleme dökülmesidir. Bilgimizi davranısımıza yansıtamıyorsak bu bilgi bizim icin huzursuzluk kaynagı olmaktan öteye gecemez. Bir sonraki asama ise paylasarak cogaltma, yandas olusturmadır. Bunun icin bilgimize dayanan dogru buldugumuz davranısı kurallastırmaya calısırız. Toplum icindeki pek cok kural bu yolla olusmustur. Zaman icinde altta yatan bilgi evrimlestikce kurallar da degisecektir.
Bugün saglıklı yasam icin bilinmesi gereken baslıca kurallar sunlardır:
I. TEMİZLİK
A. HİJYEN NEDİR, NE ÖNEMİ VARDIR?
B. CİLT TEMİZLİgİ
C. SAc TEMİZLİgİ VE BAKIMI
D. YÜZ, GÖZ VE KULAK TEMİZLİgİ
E. AgIZ VE Dİs SAgLIgI
1. Dis cürümesi
2. Dis Eti Hastalıkları
3. Dislerin Gelisim Bozuklukları
4. Agız ve Dis Saglıgı Nasıl Korunur?
5. Dis Fırcalama Teknigi
6. Dis İpi Kullanımı
F. MEMELERİN BAKIMI
G. CİNSEL BÖLGENİN TEMİZLİgİ
1. Adet Döneminde Temizlik ve Bakım Nasıl Yapılmalıdır?
2. Tuvalet Sonrası Beden Temizligi
H. EL VE TIRNAK TEMİZLİgİ VE BAKIMI
İ. AYAK TEMİZLİgİ
J. BANYO YAPMA
Cinsel İliski Sonrası Temizlik
II. SAgLIKLI GİYİNME
III. ORTAMIN TEMİZLİgİ VE BAKIMI
A. FARKLI ORTAMLARIN TEMİZLİK ÖZELLİKLERİ
1. Yerler ve Yüzeyler
2. Buzdolabı
3. Lavabo ve Tuvaletler
B. YİYECEK VE İcECEKLERİN TEMİZLİgİ
C. BESİNLERLE İLGİLİ HİJYEN KURALLARI
D. MUTFAKLA İLGİLİ HİJYEN KURALLARI
E. ATIKLAR
IV. BESLENME
V. HAREKETLİ YAsAM
VI. DÜZENLİ YAsAM VE UYKU
VII. cALIsMA ORTAMI
VIII. GÜNLÜK YAsAMDA STRESLERLE BAsA cIKMA
IX. ZAMAN YÖNETİMİ
X. SİGARA, ALKOL, MADDE KULLANIMI
1. Bagımlılık Nedir?
2. İradesiz Kisiler mi Bagımlı Olur?
3. Ne Kadar Alkol İcmek Risklidir?
4. Esrar, Bagımlılık Yapar mı?
5. Ecstasy Bagımlılık Yapar mı?
6. Uyusturucu Bazı Ülkelerde Serbest mi?
7. Ara Sıra Kullanmak Zararlı mıdır?
8. Herkes Uyusturucu Kullanıyor ve Onlara Bir sey Olmuyor! (mu?)
9. Arkadasımın Uyusturucu Kullanması Beni Etkiler mi?
10. Uyusturucu Sadece Kullanan Kisiye mi Zarar Verir?
A- HİJYEN NEDİR, NE ÖNEMİ VARDIR?
Saglıga zarar verecek ortamlardan korunmak icin yapılacak uygulamalar ve alınan temizlik önlemlerinin tümü hijyen olarak tanımlanır.
Her insan kendi temizliginden sorumludur. cocuk yaslarda anne, baba veya ögretmenler tarafından cogu zaman bizzat yapılarak ögretilen temizlik uygulamalarının, cocukluktan sonra bireyin kendisi tarafından yapılması gerekmektedir. Örnegin; tuvaletten sonra ve yiyeceklere dokunmadan önce ellerin yıkanması bir alıskanlık olmalıdır. Her gün yapılan isler arasında banyo yapma bir baska temizlik uygulamasıdır.
Temizligin sadece görünür kirlenme oldugunda yapılması yeterli degildir. Örnegin; uykudan uyanınca yüzün yıkanması, camasırların degistirilmesi, gündelik temizlik uygulamalarıdır.
Su ve sabun olmadan temizlikten bahsetmek olası degildir. Gelismis toplumlarda kisisel temizlikte en fazla kullanılan malzemelerin basında su ve sabun gelmektedir. Bunun yanı sıra banyo süngerleri, lifleri, dis fırcaları, el ve ayak temizligi ile vücut temizliginde kullanılan fırcalar, tırnak makası ilk akla gelen temizlik araclarıdır. Bunların tümü baskalarıyla paylasılmaması gereken, kisisel temizlik araclarıdır.
Basta kisinin kendi saglıgı olmak üzere, baskalarının da saglıgını korumanın en önemli aracı temizliktir. Sadece beden temizligi degil, kullanılan her seyi ve her ortamı temiz tutmak da temiz olmanın geregidir.
- CİLT TEMİZLİgİ
Vücuda ait kisisel temizlik ile pek cok hastalıgın önüne gecilmektedir. Birkac örnek vermek gerekirse; ishalli hastalıklar, soguk algınlıkları, cildin mikrobik hastalıkları, cildin mantar, uyuz ve bitlenme gibi parazitlerle olusan hastalıkları ve bazı allerjik hastalıklar sayılabilir. Uygun vücut temizligi bir cok deri sorununu ve hastalıgını önleyici ve ortadan kaldırıcı bir önlemdir.
Kisisel temizlik alıskanlıklarının önledigi diger bir sorun vücut kokusudur. Vücut kokusu vücut yüzeyinde bulunan mikropların (bakterilerin) teri parcalamasına baglı olarak meydana gelmektedir. Koku meydana getiren vücut bölgeleri öncelikle ayaklar, kıl köklerinin yogun oldugu kasık ve koltuk altlarıdır. Her gün banyo yapılamadıgı durumlarda koltuk altı önce sabunlu bir bezle, sonra su ile iyice silinmeli ve temizlenmelidir. Deri üzerine daha sonra bir deodorant veya ter önleyici uygulanabilir. Deodorantlar kokuyu sadece maskelerler. Bu nedenle temizlik aracı olarak degil, gecici bir uygulama olarak degerlendirilmelidirler. Giysilere sinen ter kokusu, beden temizligi yapılsa bile, aynı giysinin temizlenmeden tekrar kullanılması halinde kalıcı olur. Özellikle sık yıkanmayan kalın kazaklar kullanılırken bu nedenle özen gösterilmelidir. Vücudun terleme oranının artması kokunun da artması anlamına gelecektir. Ancak insan bir süre sonra kendi kokusuna duyarsızlasır. Yogun bedensel calısma vücuttan cıkan ter miktarının artmasına neden olmaktadır. Bedensel etkinligi fazla olmadıgı halde, bazı bireylerin ter bezi salgısı fazla olabilir. Bu durum ergenlik ve menapoz durumlarında özellikle ortaya cıkabilir.
C- SAc TEMİZLİgİ VE BAKIMI
Saclar da bas derisinde bulunan kıl köklerinden uzayarak büyüyen kıllardır. Kıl köklerindeki bezlerden salgılanan maddeler yaglı yapıdadır.
Saglıklı saclara sahip olmak icin düzenli bicimde yıkanmak gerekmektedir. Sacların fırcalanması dökülen saclar, kir ve tozları uzaklastırıcı islev görmektedir. Normal bir sacın haftada en az bir ya da iki kez yıkanması gerekmektedir. Yaglı saclar ise daha sık yıkanmalıdır. Saclar temiz su ile iyice durulandıktan sonra kurutulmadan önce nazik bir bicimde taranmalıdır. Sacların kurulanmasında yumusak bir havlu kullanılmalıdır. Kurulama islemi de yumusak olmalıdır. Eger sert bir havlu kullanılır ya da cok siddetli ovulursa sacların ucları catallanabilir. Saclar elektrikli kurutucularla kurutulabilir. Ancak kurutucunun saca cok yakın tutulmaması gerekmektedir. Bu durumda saclı deri ve saclar fazla sıcaktan olumsuz etkilenebilirler.
Sacların yıkanması icin kullanılan sabunların ve sampuanların esasını kolay cözünebilir özellikteki yag eritici bir madde olusturur. sampuanlara ayrıca koku, renk ve yogunlastırıcı maddeler eklenir. Bu ek maddeler saclı deride tahrise yol acabilirler. Piyasada bulunan sampuanlarda kullanılan bazı maddeler allerjik reaksiyonlara neden olabilir. Bu nedenle sampuan seciminde, niteligi bilinmeyen maddelerden kacınılmalıdır.
Sac diplerinde kepek varsa, sık sık cok sıcak olmayan su ve sabunla yıkamak yararlı olabilir. Saclar bol su ile iyice durulandıktan sonra da kepeklenme önlenemiyorsa bir saglık kurulusuna danısılmalıdır. Hekim önerisi dısında saclar icin yararlı oldugu ileri sürülen maddeler güvenli olmayabilirler. Sac temizliginde kisisel olarak kullanılan fırca ve taraklar sık aralıklarla sıcak sabunlu su ile yıkanmalı ve durulanmalıdır. Saglık yararı dısında sacların temizlik ve düzeni, insanlar arasındaki iliskilerde ve kendini iyi hissetmede etkisi olan olumlu dıs görünüs acısından da önemlidir.
D- YÜZ, GÖZ VE KULAK TEMİZLİgİ
Her sabah yataktan kalkıldıgında su ile yüzün yıkanması gerekmektedir. Gece uykudan önce, yüzün sabunla yıkanarak temizlenmesi yüz derisi üzerindeki günün kirini arındırır. Cildin dogal kimyasal yapısına uygun sabunlar yüz temizligi icin tercih edilmelidir.
cogu zaman görme keskinliginin kaybedildigi farkedilmeyebilir. Bu nedenle düzenli aralıklarla göz muayenesi yaptırılmalıdır. Görme bozuklugu olanların gözlük yerine kontakt lens kullanması oldukca yaygındır. Bazı kisiler sadece göz rengini degistirmek icin estetik amaclı kontakt lens kullanırlar. Kontakt lens kullanımında temizlik cok büyük önem tasımaktadır. Bu temizlige ilk gün nasıl uyuluyorsa kontakt lens kullanıldıgı sürece de aynı titizlikle uyulması gerekmektedir.
Bazen güzelligi daha belirgin hale getirmek icin basta göz cevresi ve kirpikler olmak üzere makyaj amacıyla yüze sürülen cesitli maddeler kullanmaktadır. Öncelikle bu maddelerin kaliteli olması cok önemlidir. Buna ragmen göz cevresinde ve yüzde mikrobik ya da allerjik sorunlarla karsılasılabilir. Makyaj yapılıyorsa her aksam yatmadan önce muhakkak göz cevresinde ve yüzde kullanılan makyaj artıkları uygun krem ve solüsyonlar kullanılarak ya da su ve sabunla temizlenmelidir. Makyaj temizliginde kullanılan malzemelerin niteligi de en az makyaj malzemeleri kadar önemlidir. Bu tür malzemeler yeterince kaliteli olmadıgında cildin yıpranmasına, sivilce ve siyah noktaların olusmasına hatta lekelenmelere yol acabilir.
Kulak temizliginde kulak arkasının temizligi unutulmamalıdır. Kulak icine herhangi bir cisim sokulmamalıdır. Dıs kulak yolunun zedelenmesi tehlikeli iltihaplanmalara neden olabilir.
Kulaga küpe takarken bunun kulakta allerji yapabilecegi bilinmelidir. Bu nedenle kullanılacak küpelerin allerji yapma özelligi cok az olan altın ya da gümüsten yapılanları tercih edilmelidir.
Klipsi olmayan küpe kullananlar kulak memesinde delik actırmaktadırlar. Bu deligi acarken kullanılan delici aracın ve pesi sıra takılan ip ya da halkanın mutlaka mikropsuz olması gerekir. Aksi takdirde kulak memesinde cok tehlikeli durumlara yol acabilecek iltihaplanmalar görülebilir. Ayrıca kulak memesine delik acılırken tek kullanımlık aletler kullanılmadıgı taktirde bugün icin cok yaygın hale gelmis kan yolu ile bulasabilen sarılık (hepatit B), AIDS (HIV) gibi, mikropların yol actıgı hastalıklara yakalanma tehlikesi vardır. Dogal olarak bu riskler kulak gibi vücudun baska yerlerine de takılan cildi delici takıların ve islemlerin (dövme gibi) tümü icin gecerlidir.
E- AgIZ VE Dİs SAgLIgI
Dis ve dis eti hastalıkları ülkemizde ve dünyada en önemli saglık sorunları arasındadır. Ancak hayatı dogrudan tehdit etmedigi icin gereken önem verilmemektedir.
Agız sindirim kanalının girisidir. Agızdaki olumsuzluklar dis saglıgının bozulmasına, sindirimin olumsuz etkilenmesine yol acar. Agızla aldıgımız yiyecekler cignenip, tükürükle karıstırılarak yutulmaya ve sindirime hazır hale getirilirler. Agız aynı zamanda konusmaya yardım eder. Tat alma organı olan dilin; cigneme, yutma, konusma gibi cok önemli yan görevleri de bulunmaktadır.
Dislerin besinlerin parcalanması, ögütülmesi görevlerinin yanı sıra konusmada ve görünümümüzde önemli etkileri vardır. Disleri eksilmis kisilerin bazı sesleri cıkarabilmeleri zorlasır, cignemede ve/veya ısırmada da zorluk olur. Dislerin gelisim süreci icerisinde ilk cıkan süt disleri, daha sonra yerlerini kalıcı dislere bırakır.
Agız ve dis saglıgında en önemli iki hastalık dis cürükleri ve dis eti iltihaplanmalarıdır. Dis eti hastalıkları kimi zaman dis yuvasının bulundugu cene kemiginin erimesine kadar ilerleyen bir etki yapabilir. Dis saglıgının bozulması vücuttaki diger organları da etkileyebilir. Disler neredeyse bütün sistemleri olumsuz etkileyen sürekli enfeksiyon odagı haline gelebilir ve kalp, böbrek, eklemler vb. yapılarda önemli saglık sorunlarına yol acabilen enfeksiyonlara kaynaklık edebilir.
Agızda ve dislerde yapısal ve islevsel herhangi bir bozuklugun olmaması, agız ve dislerin görevlerini tam olarak yapabilmeleri durumu “agız ve dis saglıgı”nın varlıgını gösterir.
1. Dis cürümesi
Dis cürüklerinin olusmasında üc temel etmen bulunmaktadır: Duyarlı bir dis yüzeyi, mikroorganizmalar icin elverisli yiyecek artıkları, bunların parcalanmasına ve asit olusumuna yol acacak mikroorganizmaların varlıgı. Besinler icinde dis cürümesine en cok neden olanlar karbonhidratlar, yani kabaca, sekerli gıdalardır.
Disler düzenli olarak fırcalanır ve bakımlarına özen gösterilirse, mikroplar onlara zarar veremezler. Dis cürügü, diste oyuklar yaparak disin yapısını bozan ve kendi kendine iyilesmeyen bir hastalıktır.
Disler iyi temizlenmeyecek olursa, üzerinde besin artıkları ve mikroplar birikir. Agız icerisindeki bakteriler yiyecek artıklarındaki sekerli maddeleri kullanarak onu saydam, yapıskan bir madde haline getirir ve disler üzerine yapısmasını saglar. Bu birikintilere plak denir. Bu plaklar bakterilerin dis üzerinde tutunmalarını da kolaylastırırlar. Besinlerin tatlandırılması icin kullanılan sekerli maddelerin icinde bulunan asit, dislere zarar verebilir, ancak bakterilerin kendileri de asit olusturabilmektedir. Asit dis minesinin erimesine neden olur. Böylece olusan erime bölgelerinden giren mikroplar kolayca alttaki yumusak dokuya ulasabilirler.
Asitler disin koruyucu tabakası olan dis minesi üzerinde kücük delikcikler olusturur. Bu delikler giderek genisler ve kücük oyuklar haline gelir. Dis minesinin erimesinden sonra cürük hızla ilerler, alttaki tabakada genis ve derin bir oyuk meydana getirir. Dis cürügü dis özüne dogru ilerledikce disler agrımaya baslar. cürük daha da ilerlerse dis özü bölgesinde ve cene kemigi icerisinde cerahat olusmaya ve birikmeye baslar. Buna dis apsesi denir. Eger dis hekimi tarafından daha baslangıcında tedavi edilmeyecek olursa cürük dis icin daha zor, karmasık ve pahalı tedaviler gerekebilir. Dis plagı, dis etlerinin önemli hastalık nedenlerinden biridir. Yemeklerden sonra dislerin fırcalanması ve dis ipi kullanarak yemek artıklarının cıkarılması dislerin cürümesini, dis eti hastalıklarının olusumunu ve ilerlemesini önler.
Dislerin agrımaması saglıklı oldugu anlamına gelmez. Dis agrısının olması icin dis cürügünün cok ilerlemis olması gerekir. Dis cürüklerinin tedavi edilebilir dönemde belirlenmesi icin agrı olusmasını beklemeden senede en az iki kez dis hekimine giderek dislerin muayene ettirilmesi gerekir. Dis hekimleri gerektiginde dislerin filmini cekerek gözle görünmeyen dis oyuklarını da belirleyebilirler.
Dis cürüklerinin erken dönemde tanınması dislerin kaybedilmesini engelleyebilir veya en azından geciktirebilir. Bu hem saglık acısından, hem de sosyal ve ekonomik acıdan önemli katkılar saglar. Agza takma dis takılmasına olan ihtiyacı azaltır. Hicbir sey kendi dogal dislerimizin yerini tutamaz. Kalıcı dislerin erken dökülmesi beslenme sorunlarına neden olur. Dogal dislerin uzun süre dayanmasında agız ve dis bakımının önemi cok büyüktür.
Dis saglıgı acısından sularla aldıgımız flor da cok önemlidir. Sularında flor eksikligi olan yerlesim yerlerinde dis cürüklerinin oranı cok artar. Bu nedenle florla ilgili olarak saglık kuruluslarının önerilerine uyulmalıdır.
2. Dis Eti Hastalıkları
Disin dis eti dısında görünen bölümü dis minesi denilen sert bir tabaka ile kaplanmıstır. Bunun altında daha yumusak bir yapı vardır. En icte ise dis özü vardır. Burada bol miktarda damar ve sinir bulunur. Dis gövdesi dis etine ve onun altındaki kemige girdigi bölümde daralır. Bu bölüme disin boyun bölümü denir. cene kemigi icinde kalan bölümüne ise disin kök bölümü adı verilir. Dis kökü dis yuvasında cene kemigine özel doku uzantıları ile sıkıca baglanmıstır. Dis eti hastalıkları, dis cürükleri agız kokusuna neden olabilir. Agız kokusu oldugunda nedeni arastırılmalıdır.
Dis eti hastalıkları en önemli dis saglıgı sorunları arasındadır. Agız hijyeninin bozuklugu ile yakından iliskilidir. Baslangıc döneminden itibaren dis etleri kolay kanar. Dis eti kanamalarında dis hekimi muayenesi zorunludur. Dis etleri, dis yuvaları ve agız tabanındaki iltihaplanmalar genel olarak dis eti hastalıgı olarak bilinmektedir. Dis üzerindeki plaklar bunun en önemli nedenidir. Tedavi edilmeyen dis eti iltihapları cene kemiginin de iltihaplanmasına ve zarar görmesine yol acabilir.
Dis cürügü, dis eti hastalıkları, sinüzit, bademcik iltihabı, solunum sistemi hastalıkları, sindirim sorunları, agız bakım yetersizligi agız kokusuna neden olabilir. Bu hal, sosyal iliskileri de etkiler. Bazı metabolizma hastalıkları da agızda kendine özgü kokular yapabilir.
3. Dislerin Gelisim Bozuklukları
Agızda kapanma bozukluklarına neden olan dis düzensizlikleri dislerin cürümesini kolaylastırır ve daha erken dönemde dökülmesine yol acar. Düzensiz disler, alt ve üst cene arasındaki iliskinin bozulmasına neden olabilir. cigneme ve temizleme güclügü yaratırlar, kötü agız kokusuna yol acarlar.
Düzensiz dislerin en önemli nedeni süt dislerinin zamanından önce yitirilmesi olabilir. Bunun sonucunda cıkan kalıcı disler birbiri üzerine gelecek bicimde yerlesebilirler. Düzensiz disler konusma bozukluklarına ve görünüm bozukluklarına neden olabilir.
Sigara dislerde renk degisikligi yapar. Sigara icenlerin disleri kahverengimsi bir renk alır. Canlılıgını kaybetmis olan disler gri renkte görünür. cocuklarda hatalı olarak kullanılan bazı ilaclar da dislerde renk degisikligine neden olabilir. Asırı derecede flor dislerin sararmasına neden olabilir.
Hamilelikte ve süt cocuklugu döneminde kullanılan antibiyotik vb. bazı ilaclar dislerde kalıcı renk degisikliklerine neden olabilir. Bu nedenle hekim önerisi olmaksızın ilac kullanılmamalıdır.
4. Agız ve Dis Saglıgı Nasıl Korunur?
Dis hastalıkları ve dis saglıgının korunması acısından erken tanı cok önemlidir. Bu nedenle yılda en az iki kez dis hekimine muayene olunması önerilir.
Dis cürümelerinin önlenmesinde sularda yeterli flor olması, düzenli olarak dislerin fırcalanması, dis ipi kullanılması, asırı tatlı ve sekerli yiyeceklerden olabildigince kacınma bunlar yendiginde mutlaka dislerin fırcalanması, dis hekimi kontrollerine gidilmesi temel uygulamalardır. Dis eti hastalıklarının önlenmesinde de dis fırcalama ve düzenli dis hekimi kontrolleri önemlidir.
Dislerde gelisim bozuklukları varsa erken dönemde özel dis hekimligi dallarında uzmanlasmıs birimlere basvurularak gerekli tedavi saglanmalıdır.
Asırı asitli ve sekerli yiyecekler mikroorganizmaların etkisini artırır. Disler sert cisimlerle karıstırılmamalı, fındık, ceviz vb. kabuklu yiyecekler dislerle kırılmamalıdır. Bunlar dis minesinin catlamasına ve bakterilerin etkisinin artmasına neden olur. Dis minesinin koruyucu etkisi ortadan kalkar.
5. Dis Fırcalama Teknigi
Dislerimizi korumanın en etkili yolu düzenli olarak fırcalamaktır. Dis fırcalamanın ilk adımı dogru fırca secimidir. En uygun fırca naylon ve orta sertlikteki fırcalardır. Agız icinde kolay hareket ettirilmesi ve arka dislere rahat ulasabilme acısından fırcanın kafasının fazla büyük olmaması tercih edilir. Uygun fırca secildikten sonra disler en az günde iki kere düzenli olarak fırcalanır. Dis macunu agza verdigi hosa giden koku ve his nedeniyle dis fırcalanmasını kolaylastırır. Dis parlatma tozları dis hekimi önerisi olmadıkca kullanılmamalıdır. Asırı kullanımlar dis saglıgı acısından zararlıdır.
Dis fırcalanmasında fırcanın durusu dısındaki temel hareket aynıdır: Fırca dis eti cizgisine egimli olarak yerlestirilir. Bu durum bozulmadan kücük dairesel hareketlerle disler fırcalanır. Daha sonra fırca, bir fırca boyu kadar kaydırılarak fırcalama sürdürülür.
1. Dis fırcası 45 derecelik acı yapacak bicimde tutulur ve dis eti hizasından baslanarak agız bosluguna dogru fırcalamaya baslanır. Dıs yüzeylerden baslayan fırcalama sert darbeler halinde degil, yumusak ve daireler cizecek bicimde, ön dislerden arka dislere dogru yapılmalıdır.
2. Daha sonra dislerin ic yüzeyleri aynı sekilde fırcalanır. Bu islemde fırca egik tutularak, dis etinden agız bosluguna dogru hareket ettirilir.
3. Daha sonra dislerin cigneme yüzeyleri fırca düz olarak ileri geri hareket ettirilerek fırcalanır.
Fırcalama isleminin en az iki-üc dakika sürmesi gerekir. Saglıklı dis etleri fırcalama sırasında kanamaz.
Dis fırcası kisiye ait bir aractır, baskalarıyla paylasılmaz. Dis fırcaları birkac ayda bir, en gec altı ayda degistirilmelidir. Gerektiginde ara yüzlerin etkin olarak fırcalanmasını saglamak üzere ara yüz fırcaları kullanılır. Bunlarla ilgili önerilerini almak üzere dis hekimine basvurmak gereklidir.
6. Dis İpi Kullanımı
Dis ipi, dis aralarında kalan yiyecek artıklarının uzaklastırılması acısından cok yararlı bir aractır. cok kücük yaslardan baslanarak uygun dis fırcalama ve dis ipi kullanma tekniklerinin ögrenilmesi gerekmektedir.
Disler fırcalandıktan sonra dis ve dis eti cizgisi ile disler arasında kalan yemek artıklarının temizlenmesi icin dis ipi kullanılır. Bu artıklar en önemli cürük nedenlerindendir.
1. Otuz santimetre kadar dis ipi alınır. Dis ipinin bir bölümü bir elin orta parmagına diger ucu da diger elin orta parmagına dolanır. İpin bir bölümü ortada kalmalıdır.
2. Ortada kalan ip bölümü isaret parmagı ile geriye dogru itilir.İp, disler arasından gecirilir. Bu hareket sırasında sert olunmamalıdır. İp dis etine kadar indirildikten sonra agız bosluguna dogru dis aralarını sıyıracak bicimde indirilir. Bu sırada dis etinin kesilmemesine özen gösterilmelidir.
3. Aynı uygulama diger bir parca ip alınarak alt disler icin de tekrarlanır.
F- MEMELERİN BAKIMI
Kızlarda meme gelisimi 8-13 yaslarında baslar. Meme bakımı gelismeyi izler. Memelerin gelisimi sırasında önce bir tomurcuklanma, daha sonra meme dokusunda genisleme ve büyüme olur. Memenin büyümesi ile beraber meme ucundaki kahverengi kısım da büyümeye baslar. Gelisiminin sonuna dogru meme ucunun kahverengi kısımdan daha kabarık bir hale geldigi fark edilir.
Kızlarda meme gelisimi basladıktan birkac sene sonra sütyen giyme gereksinimi dogar. Genc kız ne zaman sütyen giyme gereksinimi oldugunu en iyi kendisi anlar. Bir genc kıza sütyen almasında yardımcı olabilecek en yakın kisi annesi veya ailesinden birisidir. Öncelikle hangi boy sütyen alınmasına karar vermek gerekmektedir. Bunun icin öncelikle gögüs cevresi gögüs altından mezurle ölcülür, bu sütyenin beden büyüklügünü vermektedir. İkinci ölcüm ise kalıp icin gerekmektedir. İkinci ölcüm gögsün meme uclarından yapılan ölcümüdür. Gögüs altı ile gögüs ucları arasındaki ölcümler arasındaki fark hesaplanır. Bu fark 15 cm.den az ise “B” kalıbı, 15-22 cm arasındaysa “C” kalıbı ve 22 cm den büyükse “D” kalıbıdır. İlk defa sütyen takarken pamuklu dokumadan, gögüsleri rahatca saran ve destek olanlar tercih edilmelidir.
Sütyen dogrudan vücuda giyilen bir camasır olup, sık sık degistirilmesi gerekmektedir. Sütyenlerin yıkanma kuralları ise genellikle üzerinde bulunan kullanım kılavuzunda bulunmaktadır.
G- CİNSEL BÖLGENİN TEMİZLİgİ
Ergenlik dönemiyle birlikte kızlar ve erkeklerde üreme organlarında bazı degisiklikler olmaya baslar. Erkeklerin üreme organlarında olan degisiklik büyüme ve gelisme tarzında olur. Ayrıca bu dönemde erkek üreme organlarının etrafında kıllanma baslamıstır. Önce kısa ve ince olan tüyler daha sonra kalınlasmaya, sertlesmeye ve kıvrılmaya baslar. Erkeklerde cinsel organ etrafında olan kıllanmanın ardından koltuk altlarında, gögüste, yüzde bıyık ve sakal tarzında kıllanma da baslar. Kızlarda da dıs üreme organlarında ve koltuk altlarında kıllanma baslar. Erkeklerdeki gibi önce kısa ve ince olan tüyler, daha sonra kalınlasmaya, sertlesmeye ve kıvrılmaya baslarlar. Bu dönemden itibaren vücut temizliginde banyo yapma dısında üreme organ temizligine özel olarak önem vermek gerekmektedir. Kıllı deride ter bezleri cok daha fazla sayıdadır. Bu nedenle terleme ve terleme sonrasında koku cok daha rahatsız edici olabilir. Bunun yanı sıra terlemeden dolayı kirlenme ve cildimizde mikropların yerlesmesi cok daha kolay olmaktadır. Mikroorganizmaların bu bölgelere yerlesmesi ile kasıntı, kızarıklık, sisme, agrı ve o bölgede ısı artısı gibi iltihabın belirtileri görülmeye baslar.
1. Adet Döneminde Temizlik ve Bakım Nasıl Yapılmalıdır?
Kızlar yaklasık on iki, on üc yaslarına geldiklerinde, bir gün camasırlarında kan lekesi görürler. Genc kız bu kan lekesinin ne oldugunu bilmiyorsa korkabilir, endiselenerek telaslanabilir. Bazen bilgisi olsa da utanabilir, cekinebilir. Hemen hemen bütün genc kızlar bu duygulardan bir kacını beraber yasarlar. Bu nedenle ergenlik belirtileri baslayan kız cocuklarına bu konuda önceden bilgi verilmelidir. Adet kanaması yaklasık ayda bir defa vajinadan gelen bir kanamadır. Normalde 21-35 günde bir adet görme olabilir. Kanama süresi ise 3-7 gün arasında degisir. Adetin baslaması sırasında hafif bir karın ve kasık agrısı, uyku hali, yorgunluk, halsizlik ve sinirlilik olabilir. İlk gün agrı biraz daha fazla, kanama ise koyu renklidir. Daha sonra miktar giderek artar. Bir kac gün icinde kanama azalır ve renginin acıldıgı dikkat ceker.
Adet döneminde kadın üreme organlarından rahmin ic duvarını kaplayan ince doku atılmakta olup, bu doku mikropların cok sevdigi bir ortam özelligini tasımaktadır. Bu nedenle ayakta ya da baskaları tarafından kullanılmayan temiz bir taburede oturarak yıkanma önerilir.
Eger sık olarak banyo yapma olanagı yoksa, adet döneminde dıs üreme organlarının özel olarak temizlenmesi gerekmektedir, cünkü adet sırasında rahimden gelen kan kullanılan pet ile dıs üreme organları arasında birikmektedir. Dıs üreme organları derisi üzerinde biriken bu kan artıkları yine mikropların yerlesmesi ve üremesi icin oldukca uygun bir ortam olusturmaktadır. Cilt üzerinde dogal olarak bulunan mikroorganizmalar vardır. Cilt temizligine dikkat edilmedigi zaman bu mikroplar cildimize zarar verecek sekilde üremeye baslar. Bunun yanı sıra bu bölgede idrar yolu cıkısı bulunmaktadır ve bagırsakların cıkısına da yakındır. Bagırsaklardan atılan dıskı icinde cok sayıda mikrop vardır, tuvalet sonrası temizlik, dıskının ön tarafa bulasmasını önlemek icin önden arkaya dogru yapılır. Aksi halde (arkadan öne dogru) mikroplar kolaylıkla bu bölgeye bulasabilir. Dıs üreme organlarına gelen bu mikroplar yalnızca burada yerlesmekle kalmaz, bu bölgeden iceriye dogru rahatlıkla giderek ic üreme organlarında ve idrar yollarında da iltihap olusmasına neden olabilirler.
Adet döneminde dıs üreme organlarının temizliginin yanı sıra kullanılan pedlerin temizligine de dikkat edilmesi gerekmektedir. camasır icine konan kanı emmesi istenen malzemenin temiz olması gerekmektedir. Adet döneminde kullanılması icin üretilen özel pedler bulunmaktadır. Pedler temiz olarak üretilmekte ve kullanım kolaylıgı da bulunmaktadır. Külot icine yerlestirilen pette bulunan koruyucu tabaka emilen adet kanının camasıra gecmesini önlemektedir. Pedler bir defa kullanılmalı, kanama durumuna göre sık sık degistirilmelidir (bir ped asla altı saatten uzun kullanılmamalıdır). Gece kullanımına veya kanamanın fazla oldugu durumlara yönelik özel pedler üretilmektedir. Pedlere mikrop bulasmaması icin kullanmadan önce acıkta tasınmamalı, özellikle dıs üreme organlarına temas edecek yüzü asla kirletilmemelidir. Sadece tasıma degil, kullanım öncesi el temizligi de önemlidir. Ellerin önceden sabunlu su ile yıkanmıs olması ve pedin dıs üreme organlarına temas edecek yüzünün olabildigince ellenmemesine gayret edilmelidir. Pedler kullanım sonrası kücük torbalara konmalı ya da önerildigi sekilde katlanarak cöp kutusuna atılmalıdır. Pedler suda erimeyen malzemeden oldugu icin tuvalete atılmamalı ve kapatılmadan acıkta bırakılmamalıdır.
Ülkemizde adet döneminde bez kullanımı da oldukca yaygındır. Bezlerin kullanımında da uyulması gereken bazı kurallar vardır. Bezin adet dönemi icin sıvı emici özelligi olan pamuklu kumaslardan, kenarlarının bastırılarak özel olarak hazırlanması gerekmektedir. Adet kanı ile kirlenen bezin üzerindeki kanın yıkanması, camasır suyunda bekletilerek mikroorganizmalardan temizlenmesi, iyice durulanması, kuruduktan sonra da ütülenerek yine mikroorganizmaların yok edilmesi gerekmektedir. Ayrıca temiz bir sekilde saklanması ve tasınması da önem tasımaktadır. Bezlerin degistirilme sıklıgı da pedler gibidir, ancak bezin sıvıyı icinde tutup dısarıya vermeme özelligi olmadıgı icin camasırı kirletmesi daha kolay olabilir.
Bazı kisiler de adet döneminde pamuk kullanmaktadır. Pamugun kolaylıkla ayrılabilme özelligi kullanım zorluguna neden olabilir. Pamuk kullanımı özellikle isteniyorsa, o zaman pamugun temiz bir gazlı bez ile sarılarak kullanılması yerinde olur. Degistirme sıklıgı, saklanması ve uygulanması sırasındaki öneriler bez ile aynıdır.
Ülkemizde tampon kullanımı da yaygınlasmaya baslamıstır. Tampon vajina icine yerlestirilen ve vajinadan dısarıya dogru sarkan bir ipi olan, adet kanını emecek sekilde özel olarak hazırlanmıs bir malzemedir. Üc degisik büyüklükte hazırlanmıslardır. Bu materyalin üretiminde pamuk kullanılmakta, ancak özel islemlerden gecirilerek parcacıkların vajina icinde ayrılmaması saglanmaktadır. Tampon temiz bir sekilde üretilmekte, kullanıma kadar üzeri kapalı kalmaktadır. Kullanım öncesinde yine ellerin mutlaka temiz olması gerekmektedir. Kullanım kılavuzunda anlatıldıgı gibi, tampon üzerindeki ambalaj gösterilen yerden acılmalı, hicbir yere konmadan hemen uygulanmalıdır. Uygulamayı kolaylastırmak amacıyla bazı tamponlarda yardımcı bir arac bulunur. Tamponlar vajina icine dogrudan yerlestirildigi icin uygulama sırasında temizlige özellikle önem verilmelidir. Tamponun vajinada altı saatten fazla kalmamasına özen göstermek gerekir. Tamponun daha uzun süre kalması halinde vücutta bulunan mikropların, üzerinde üreyerek kana karısması “toksik sok” olarak bilinen istenmeyen bir duruma neden olabilir. İlk belirtileri ates ve kan basıncının düsmesi olan, hastanede yatarak tedavi gerektiren toksik sok, ölüme neden olabilir.
2. Tuvalet Sonrası Beden Temizligi
Saglıklı bir insanda idrar mikrop icermez, ancak dıskının her milimetre küpünde milyonlarca bakteri bulunur. Bunlar bagırsaklarımızdan atılmıs olmasına ragmen, herhangi bir yolla tekrar vücudumuzun ic ortamına bulastıklarında hastalıga neden olurlar. Bu nedenle özellikle dıskılama sonrası temizligin özenle yapılması cok önemlidir. Dıskılama sonrası temizlik, daha önce de belirtildigi gibi idrar cıkısı acıklıgına ve kadınlarda vajina girisine mikrop bulastırmamak icin mutlaka önden arkaya dogru yapılmalıdır. Burada dikkat edilmesi gereken diger noktaysa, dıskılama sonrası temizlik yapılırken ellere mikrop bulastırılmamasıdır. Dıskılama sonrası temizlikte dogrudan eller kullanıldıgında kirlilik öyle artmaktadır ki etkili yıkama ile dahi eller tam olarak temizlenmemektedir. Bu nedenle dıskılama sonrasında ilk temizligin, gözle görünür bir kirlilik kalmayıncaya kadar yinelenerek her seferinde kuru temiz tuvalet kagıdıyla, daha sonra yine el degdirilmeden fıskıran suyla ya da ıslatılmıs kagıtla yapılması ve bölgenin tuvalet kagıdı ile kurulanarak temizligin bitirilmesi en uygunudur. Bu islem bittiginde eller mutlaka asagıda el temizliginde anlatılan sekilde etkili bir bicimde yıkanmalıdır. Özellikle ellerde istenmeyen bir bulasmanın oldugu durumlarda kullanılan musluk, sifon ya da kapı kolu ve benzeri bir yüzeye dokunmak gerekiyorsa, buralara dogrudan temas yerine tuvalet kagıdı kullanarak dokunmak, tuvalet kagıdının ruloda kalan bölümünü kirletmemek, hem daha sonra kendimizi hem de birlikte ortamı paylastıgımız insanları, dıskı ile bulastırmamak acısından önemlidir.
H- EL VE TIRNAK TEMİZLİgİ VE BAKIMI
Günlük yasamda en fazla kirlenen organların basında eller gelmektedir. Kirli yüzeylere sürtünen ve dokunan ellerin yıkanmadıkları sürece birer mikrop barınagı olmaya basladıgı bilinmelidir. Bu nedenle ellerin düzenli olarak yıkanması gerekmektedir. Olanak bulunan her ortamda eller akar su altında sabunla, el sırtı, avuc ici ve parmak araları köpüklerle kaplanıp 15 saniye ovusturularak (yavasca 15’e kadar sayarak bu süre belirlenebilir) yıkanmalı, durulanmalı, baskası tarafından kullanılmamıs havlu, kagıt havlu ya da kagıt mendille kurulanmalıdır. Kurulama olanagı yoksa elleri bir yere sürmek yerine havada kendiliginden kurumasını saglamak en dogru davranıstır. Tırnakların kesilmis, varsa ojenin eskimemis olması el temizligi icin ön kosuldur. Su ve sabun bulunmayan yerlerde el temizligi hazır ıslak temizlik mendiliyle yapılabilir.
Eller ne zaman yıkanmalıdır?
yemeklerden önce ve sonra
yemek hazırlamadan önce ve sonra
dis, agız, yüz, göz temizligi yapmadan önce
tuvalet gereksiniminin giderilmesinden önce ve sonra
kirli, tozlu bir isi tamamladıktan sonra
dısarıdan eve ve ise geldikten sonra
hasta olan bir yakınımızı ziyaretten sonra
- yukarıdakilere uyan hicbir is yapılmasa dahi gün icinde cesitli saatlerde (her zaman temiz görünecek sekilde)
Tırnagın etten ayrıldıktan sonraki bölümünün altında kir ve yag kolayca birikir. Ayrıca burada mikroplar barınabilir, bagırsak parazitlerinin yumurtaları da bulunabilir. Tırnakların düzenli kesilmesi, banyo yaparken de tırnak fırcası ile fırcalanarak temizlenmesi gerekir. Tırnak yemek, bu nedenle de saglıga zararlı bir alıskanlıktır.
El tırnakları yarım ay biciminde, ayak tırnakları ise düz olarak kesilir. Ayak tırnaklarının yarım ay biciminde kesilmesi tırnak batmalarına neden olabilir.
I- AYAK TEMİZLİgİ
Ayaklar her gün corap ve ayakkabı icerisinde terlediginden düzenli olarak yıkanmalıdırlar. Yıkanma islemi yapılmaz ise cevreyi rahatsız edecek kokular, daha sonra da ayak saglıgını bozabilecek nasır gibi sorunlar ortaya cıkabilir. Ayaklar düzenli olarak yıkanmalı, her yıkamadan sonra parmak araları havlu hatta sac kurutma aracı ile iyice kurutularak mantar enfeksiyonları icin ortam olusması önlenmelidir. Ayak havluları ellerin kurulanmasında kullanılmamalıdır.
Ayak saglıgı ve temizligi icin kullanılan corap ve ayakkabı da önemlidir. Özellikle corapların pamuklu olması ayak saglıgı icin tercih nedenidir. corapların temiz olması ve günlük olarak degistirilmesi gerekmektedir.
J- BANYO YAPMA
Mümkün oldugunca sık yıkanmak gerekir. Özellikle deri yüzeyinde bulunan mikropların, yıgılan kirlerin, ter ve diger bilesiklerin uzaklastırılması ve dökülen yüzeysel hücrelerin atılması icin de bu uygulama gereklidir.
Yıkanma, su ve sabun kullanarak derinin ovulması ve kirin akıtılmasıdır. Ter, yag, diger deri bezleri salgıları, deri üzerindeki mikroplar, deri döküntüleri, toz, camur vb. birleserek kir denilen tabakayı meydana getirir. Kirli ortamda calısan kisilerde zararlı bir takım maddeler vücuda bulasabilir. İste tüm bunların günlük banyo ile hatta gereginde daha sık banyo ile vücuttan uzaklastırılması saglanabilir. Vücuda bulasan her tür zararlı kimyasal madde banyo ile hemen deriden uzaklastırılmalıdır.
Yıkanma sırasında yıkanmayı kolaylastıracak arac ve gereclerden yararlanılabilir. Lif, kese mekanik etkinligi artırmak icin yarar saglayabilir. Lifler sabunun vücuda daha etkin olarak uygulanmasını saglamaktadır. Sırt bölgesinin sabunlanmasında uzun saplı banyo fırcalarından yararlanılabilir. Kese geleneksel yıkanma araclarındandır. Derideki döküntü hücrelerin uzaklastırılmasına ve bir dereceye kadar deri dolasımına yardımcı olabilir. Ancak soyucu etki yapacak siddette kullanılmamalıdır.
Her banyodan sonra ic camasırları ve giysiler degistirilmelidir. cesitli nedenlerle banyo yapılamadıgı durumlarda da ic camasırlarının sık olarak degistirilmesi gerekmektedir. Spor ve asırı yorucu isler yaparak fazla terlenildigi durumlarda muhakkak banyo yapılmalı ve ic camasırları degistirilmelidir.
Cinsel İliski Sonrasında Temizlik
Cinsel iliski sırasında kisiler arasında vücut salgılarının bulasması söz konusudur. Bu salgıların cogu icerikleri nedeni ile mikropların cogalmasına ve kötü koku olusmasına elverisli ortam yaratırlar. Hatta bazen hastalık etkenlerini icerebilirler, bu nedenle cinsel iliski sonrasında da banyo yapılması önerilir. Ancak vajina yıkanmamalıdır. Vajinanın yıkanması buradaki dogal korumayı bozacagından enfeksiyon riskini artırır.
II. SAgLIKLI GİYİNME
Saglıgın korunabilmesi icin dıs ortam kosullarına göre giyinilmesi gerekir. Giyecekler hava, mevsim ve sıcaklık sartlarına uygun olmalıdır. Giyeceklerin cildi tahris etmeyecek, allerji yapmayacak, teri emebilecek özellikteki maddelerden yapılması gerekmektedir. Vücudun kirlenmesine yol acabilecek islerde önlük, ellerin kirlenmesine yol acabilecek islerde eldiven giyilmelidir. Ayrıca yapılacak is sırasında ellerin, vücudun, gözlerin, kulakların, bas ya da ayakların korunmasını gerektiren bir durum ya da tehlike varsa özel koruyucu kıyafetler giyilmelidir. Bu giyecekler tüm is uygulaması süresince cıkartılmamalıdır.
Saglıga uygun giysiler vücudu dıs ortamın tüm etkilerinden koruyan, mümkün oldugunca teri emebilen, allerji ve kokuya neden olmayan dogal maddelerden yapılan giysilerdir. Ayrıca serbest harekete olanak vermeyen giysiler rahatsızlık vericidir. Tüm giyecekler secilirken, önce rahatlıgın amaclanması en dogru yaklasımdır. Bu konu ayakkabılar icin özellikle önemlidir.
III. ORTAMIN TEMİZLİgİ VE BAKIMI
Saglıgımız, yasadıgımız ortamın temizliginden de dogrudan etkilenir. Temizlik islemleri bilincli olarak yapılmadıgında var olan kirlilik daha genis yüzeylere yayılabilir. Ancak temizlik elemanları dahi, nasıl temizlik yapılması konusunda bilgi sahibi olmayabilirler.
Ortamın temizligi olabildigince sık yapılır. Temizlik sırasında baska yerlere ait esyalar yerlerine götürülüp (dolap ici, baska oda vs.) düzenlenerek ortam hazırlandıktan sonra temizlenmelidir. Yerler ve yüzeyler pürüzsüz olmalıdır. Bu nedenle cila ve boya bakımı en gec iki yılda bir yapılmalıdır.
Tüm mobilya ve malzemeler ortama yerlestirilirken, temizlik icin kolaylık saglama düsüncesiyle, özel ilgi gösterilmelidir. Örnegin; yerinden oynamayacak kadar agır olan parcaların arkasında ve yanında bosluk bırakılır, jaluzi gibi fazla yüzey iceren ve temizligi zor olan malzeme yerine, olanak varsa yıkanabilen basit gerecler kullanılması yararlıdır.
Kirli zeminleri temizlerken kiri temiz alanlara yaymamak amac olmalıdır. Temizlik gerecleri temizlenen yüzeylerden her zaman ve kesinlikle daha temiz olmalıdır.
Önce görünen kirler temizlenir; ileri temizlik, asamalı olarak uygun sıraylagerceklestirilir.
Temizlik sırasında öncelikle sıcak su kullanılır.
Temizligi yapılan yüzeyler sonunda kuru olarak bırakılır.
Kullanılacak malzeme etkili, kullanım amacına ve standartlara uygun olmalıdır.
A- FARKLI ORTAMLARIN TEMİZLİK ÖZELLİKLERİ
1. Yerler ve Yüzeyler
· Temizlik sırasında olabildigince cok yüzeye ulasmak icin, hareket edebilen esyalar yerlerinden oynatılır.
· Vakumlu süpürge ile toz kaldırmadan süpürülür.
· Süpürme sonrası arap sabunlu su ile ıslatılmıs paspasla silinir.
· Uzun süre temizlenmemis, kalıcı kirler bulunan ortamların temizligi özen ister. Yerlerin önce ıslatılarak, spatula gibi kazıyıcılar yardımıyla, mekanik olarak temizlenmesi gerekebilir.
· Mobilyaların tozları, nemli bezle silinir. Lekeler varsa, yüzeyi bozmayacak özel temizleyiciler ya da deterjan kullanılarak temizlenmeli, kuru bez ya da nemli bezle son bakım yapılmalıdır.
· Fayans yüzeyler her gün arap sabunlu nemli bezle silinir. Sabunsuz bezle durulanır.
· Camlar, cerceveler ve kapılar, en gec ayda bir, arap sabunlu su ile ıslatılmıs bezle temizlenir ve sabunsuz bezle durulanır.
· Kapı kolları, banko ya da merdiven kenarı gibi cok kisinin ellerinin degdigi yüzeyler, önce sıcak su ve arap sabunuyla, daha sonra dezenfektan eklenmis suyla silinir.
· Perdeler ve diger kumas materyal en gec iki ayda bir camasır makinesinde uygun programla yıkanır ya da gerekirse kuru temizleme yapılır.
· Pano, tablo, ayna, abajur ve radyatör petekleri de temizlenecek yüzeyler
arasındadır ve mobilyalar gibi temizlenir.
· Akıtmayan naylon torbalar ile birlikte kullanılan cöp kovaları, en gec haftada bir, mekanik temizlik yapıldıktan sonra deterjanlı su ile fırcalanarak temizlenir, kurulanır.
2. Buzdolapları
· Dıs kısmının yüzey olarak temizlenmesi, icinin düzenli kullanılması geregi dısında, otomatik eriticili degilse, buzlugun bakımı düzenli olarak yapılmalı, ic yüzeyleri ve raflar deterjanlı sıcak su ile silinmelidir.
· İcinde yalnızca besinler bulundurulmalıdır.
3. Lavabo ve Tuvaletler
. Önce görünür kirler ıslatılarak temizlik fırcalarının kazıyıcı kenarları da kullanılarak temizlenir.
· Toz ya da sıvı, ovucu bir deterjanla önce fırcalanarak temizlenir ve su ile durulanır.
· Musluk basları da toz ya da ovucu bir deterjanla, baska bir fırca ya da bez kullanılarak temizlenir.
· Sabunlukların dıs yüzey temizligi her temizlikte yerine getirilmelidir. Sıvı sabunlar bittiginde sabunluklar fırcalanarak temizlenip, kurulanmalı ve bu islemlerden sonra yeniden doldurulmalıdır.
· Evyelerin dısında kalan yer ve yüzeyler yukarıda belirtildigi gibi temizlenir.
· Tuvalet ve lavabo fırcaları ayrı olmalı, baska yüzeylerde kullanılmamalı ve temas ettirilmemelidir
Temizlik sırasında kullanılan malzemeler ve bunların bakımı da özen ister. Temizlik sırasında eldiven kullanmakta yarar vardır. Burada amac el cildinin korunmasıdır. Eldiven giyilmeden önce eller kurallara uygun olarak yıkanır ve kurulanır. Kirliligin yayılmasının eldivenler aracılıgıyla olabilecegi unutulmamalıdır. Atık bulasmıs eldivenler, kendileri de birer bulastırıcı arac olurlar. Bu nedenle temizlik sırasında eldivenler, faras ve fırca gibi bir arac kullanmadan dogrudan, atıklarla temas ettirilmemelidir.
Deterjanların doga kirliliginde önemli payı oldugu bilinmektedir. Bu nedenle gereksinimi karsılayacak en az miktarda kullanılmasına özen gösterilmelidir. Durulanarak yüzeylerde bulanık görüntü yapmayacak sekilde temizlenirler. Yüzey ve yerlerin kaplamalarına zarar vermeyecek özellikte olanlar kullanılmalıdır. Arap sabunu da sulandırılarak akıskan kıvamda deterjan gibi kullanılabilir. Arap sabunu ile hazırlanmıs temizlik suyuna hic bir zaman camasır suyu karıstırılmamalıdır. Karıstırılırsa etkileri azalacagı gibi ortama zehirli gazların cıkmasına neden olunur.
Temizlik bezleri ısıya dayanıklı, tüy bırakmayacak, yumusak pamuklu kumaslardan yapılmıs saglam bezler olmalıdır. Kuru ya da nemlendirilmis olarak, kirlendikce su ve sabun ya da deterjanla temizlenip durulanarak kullanılır. Yırtılınca yenilenirler. Sıcak su ile yıkanamama özelligi ve gözenekleri nedeniyle cok genis alan olusturdukları icin temizlenmeleri zor olan plastik süngerler bez yerine kullanılmamalıdır. Görünür bicimde yıprandıklarında yer paspasları yenilenmelidir. Temizlik fırcaları esnek ve hareketli ancak kuvvet uygulayacak kadar saglam ve ısıya dayanıklı olmalıdır. Bu özellikleri bozuldugunda kullanılmayıp yenilenmelidir.
B- YİYECEK VE İcECEKLERİN TEMİZLİgİ
Yiyecek ve icecekler hastalık yapıcı mikroplarla bulasmamıs olmalıdır. Denetlenmis, kapalı kaynak suları en emin temiz icme suyudur. Acık su kullanmak güvenli degildir. Böyle sular, kaynama basladıktan sonra en az üc dakika daha kaynatılıp sogutulur ve bu sayede temiz olarak icilebilir.
Anne sütü mikropsuz oldugundan ilk altı ay yalnızca emzirilerek beslenen bebekler bu acıdan en güvenli durumda olanlardır. Emzirdikce süt olustugundan, anneler sık emzirerek süt miktarını artırabilirler. Biberon kullanma hem emzirme üzerine olumsuz etkisi oldugundan hem de temizlenme zorlugu nedeniyle mikroplar icin uygun ortam olusturur. Gerektiginde, bebek beslenmesinde biberon yerine kasık ya da kücük bardak kullanılmalıdır.
Besin maddelerinde bulunan cok sayıda mikroorganizma, mutfak temizliginin önemini artırır. Bu nedenle ayrıca özen ister. Gerekli malzemelerin satın alınması ile yemeklerin sunulması arasında, depolama, hazırlama, pisirme, bekletmeden, servis sonrası temizlik ve bakıma kadar tüm is akısı mutfakta saglıklı ortam olusturmada ayrı ayrı önem tasır. Mutfaktaki sıcak ve nemli ortamda bulunan bakterilerin sayısı her 20 dakikada iki katına cıkabilir ve bir tek bakteri 10 saatte 1 milyar olacak sekilde üreyebilir.
Mutfakta alınması gereken saglık önlemleri icinde, yiyecek maddelerinin gördügü islemler özel bir önem tasırsa da, mutfaktaki tüm malzemelerle yüzeyler ve zeminin temizligi en az diger önlemler kadar önemlidir.
Mutfakta calısanların elleri, diger vücut yüzeyleri, agızları, burunları, dıskı ve giysileri aracılıgıyla yiyeceklere mikroplar bulasabilir.
Mutfakta is yapanlar ellerini önceden etkili sekilde yıkamalı, ellerinde kesik ve yara bandı olanlar yiyecek hazırlamamalı, yemek hazırlama sırasında sigara icmemeli, saclar ve buruna temas etmemeli, yemeklerin tadına bakılması gerektiginde temiz bir kasık kullanıp sonra hemen yıkamalıdır.
C- BESİNLERLE İLGİLİ HİJYEN KURALLARI
Besinler alındıktan sonra bekletilmeden buzdolabı ya da dolaplara kaldırılır. Son kullanma tarihleri gecmeden kullanılır. Kırık, catlak ve kirli yumurtalar alınmaz. Zedelenmemis ve beresiz alınmıs sebze ve meyvalardaki toz, toprak, ilac kalıntıları temiz bol akar suda yıkanır. Sebzelerin hazırlandıgı tezgah digerlerinden ayrıdır.
Dondurulmus besinler sıcak ortamda degil buz dolabında cözülür, cözüldükten sonra tekrar dondurulmaz. Dondurulmalarına ragmen gıdalarda cürüme bir ölcüde devam eder. cözme islemi sırasında bu sürec hızlanır ve oda ısısında uzun sürede cözülen gıdalar kolaylıkla bozulabilir. Özellikle et, kıyma gibi yiyecekler mikropların üremesi icin ideal ortamı olusturur. Bazı buzluk ve derin dondurucuların kapaklarında gıdaların en fazla ne kadar süreyle saklanabilecegine iliskin bilgi vardır. Gıdaların saklanmasında buna dikkat edilmeli aynı türden gıdaların eski ve yeni üretilmisleri aynı ortamda saklandıgında önce eskilerinin tüketilmesine özen gösterilmelidir.
Besin hazırlama alanlarının temizligi besinler kaldırıldıktan sonra yapılır. Özellikle et suları ya da her cesit etten yapılmıs gıdalarla bulasmıs yüzey, alet ve malzemelerin temizligi cok önemlidir. Bu tür yüzey ve malzemeler is biter bitmez, hemen soguk suyla akıtılmalı, sonra da yüksek ısıda su ve deterjan kullanılarak temizlenmelidir. Yüzey temizligi icin camasır suyu da kullanılabilir.
D- MUTFAKLA İLGİLİ HİJYEN KURALLARI
Kullanılan malzemelerin yüzey özellikleri, kalitesi, mutfagın yerlesme planı kuralların uygulanmasını kolaylastırır sekilde olmalıdır. Yabancı parcalar, cam kırıkları, kırık arac gerec, tezgahlardaki centik ve bütünlügünü bozan her tür zedelenme ve kırılma temizlik acısından risk olusturur.
Mutfakta yiyecek malzemesi kabul yeri, yiyeceklerin islem gördügü bölüm, artık ve bulasıkların bulundugu alanlar ve temiz kapların muhafaza oldugu yerler birbirinden ayrı olur.
Yerlere dökülen yiyecek maddeleri hemen kaldırılır ve zemin temizlenir.
Yemek kapları yıkanmadan önce, yemek artıklarının temizlenmeleri gerekir. Spatula, bulasık telleri ve fırcalar bu islem icin kullanılacak araclardır. Su ile durulama kirleri daha da azaltır. Tabakların makineye uygun sekilde yerlestirilmesi yıkamanın etkililigi icin, yıkama islemine kadar makinenin kapalı tutulması ise ortamın temizliginin korunması icin önemlidir. Bulasıkların bir yerden bir yere tasınması ve yıkanmak icin acıkta bekletilmesi mikropların bulasmasını ve cogalmasını artıran bir durumdur.
Bulasık makinesi fırın ve ocakların temizligi, genis yüzeyleri ve yiyecek artıkları ile temasları nedeniyle özellik tasır. Mekanik temizlikleri yiyecekler kurumadan spatula ve fırca ile yapılır. Basarı saglanamayan durumlarda 1/50 konsantrasyonda sulandırılmıs camasır suyu ile yüzey uygunsa göllenme yapılarak, degilse silinerek yiyecekler uzaklastırılır.
Yer temizliginde kullanılan araclar, tezgah gibi calısma zemini temizliginde kesinlikle kullanılmazlar.
E- ATIKLAR
cöpler ve diger insan atıkları her zaman mikrop ve parazit yumurtası barındırır. Yemek ve bulasık atıkları ıslak, dolayısıyla mikropların cok sevdikleri ortamlardır. Mikroplar genellikle bir aracı olmaksızın baskalarına gecip salgın hastalık yapmazlar. Atıkların üzerlerinde var olan ve üreyen mikroplar suya, ellere, dolayısıyla yiyeceklere gecerek hastalıklara neden olurlar. Bu nedenle el yıkama ile birlikte su ve besin temizliginin yanı sıra cöplerin ve insan atıklarının uygun sekilde yok edilmesi de bulasıcı pek cok hastalıga yakalanmamak icin gereklidir.
Ev atıklarını toplarken yiyecek atıklarıyla digerlerini ayrı ayrı biriktirmek ve toplanma yerlerine götürmek en dogrusudur. Bu sayede dönüstürülebilir olanlar kolayca degerlendirilebilir. cöp torbalarının sokak hayvanları tarafından parcalanması da önlenebilir. cöp toplamanın sorun oldugu yerlerde yiyecek atıkları hayvan yiyecegi olarak ya da gömülerek yok edilebilir. Temiz bos naylon torbaların baska kullanım icin saklanması, temiz olmayanların atılmadan önce katlanıp, dügümlenmesi ucusan cöpleri azaltacaktır. cocuk bezleri ve kadın bagları da naylon torbaların icinde, sıkıstırılıp agzı dügümlenerek atılmalıdır. Kagıt atık, kutu ve konserve kaplarını atmadan önce düzlestirip sıkıstırarak, pet siseleri kücülterek cöp yıgınları kat kat azaltılabilir. Böylece mikrop, parazit, böcek ve kemiriciler tarafından cogalmak icin kullanılacak hacim ve yüzeyler de azaltılmıs olur. cöplerin toplanması icin hazırlanmıs yerler dısında bir yere kesinlikle cöp bırakmamak, yakında böyle yerler yoksa yiyecek atıklarını torbalara koymadan gömmek, digerlerini uzakta da olsa var olan yere tasımak cöplerin istenmeyen etkilerinden korunmak icin en uygun davranıstır.
Yüzey azaltma tüm hasere mücadelesinin esasıdır. Eskimis yüzeylerde olusan gözenek, delik ve catlaklar haseratın yerleserek cogalması icin uygun ortam olusturur. Bu nedenle yasadıgımız ortamların düzenli bakımını yapmak her tür haseratla mücadele icin ilaclamadan daha saglıklı ve güvenli bir yoldur.
IV. BESLENME
Saglıklı beslenme, vücudun büyüme, gelisme ve günlük islevlerinin sürekliliginin saglanması icin gerekli olan besin ögelerinin yeterli miktarlarda alınmasıdır. Gıdalar icerdikleri besin ögelerinin benzerlikleri acısından dört gruba ayrılırlar.
1) Süt, yogurt, peynir grubu: Süt ve sütlü gıdaların olusturdugu bu gruptaki besinler protein, hayvansal yaglar, kalsiyum, fosfor, B2 , B12, A vitaminleri acısından zengindir.
2) Et, yumurta ve kuru baklagiller grubu: Kırmızı et, tavuk, balık, yumurta, kuru fasulye, nohut, mercimek gibi gıdaların olusturdugu bu gruptaki besinler baslıca protein kaynagıdır, ayrıca yag, B vitaminleri, demir ve cinko da icerir.
3) Taze sebze ve meyve grubu: Bu gruptaki gıdalar vücut icin kalsiyum, demir,
magnezyum ve diger bazı minerallerin, A, B, C, E, folik asit gibi vitaminlerin
kaynagıdır.
4) Tahıl grubu: İcerdikleri karbonhidratla baslıca enerji kaynagıdır, ayrıca B grubu vitaminleri icerir
Yasam boyu gecilen bebeklik, cocukluk, ergenlik, gebelik, emzirme, menapoz, iyilesme gibi dönemler ve yapılan islere uygun olarak bu dört ana gruptan alınması gereken miktarlar degisebilir. Ancak az ve sık yemek, güne mutlaka kahvaltı ile baslamak, ögün atlamamak, abur cubur yememek, günde en az 4 – 6 bardak su icmek, kolalı icecekler, cay, kahve, kızartma, kavurmalar, asırı yaglı, tuzlu ya da sekerli gıdalar ve acıkta satılan yiyeceklerden kacınmak, yag seciminde doymamıs yagları tercih etmek, yiyecekleri hazırlarken iclerindeki besin ögelerinin korunmasına dikkat etmek ve uygun kosullarda saklamak, cig yenen meyve ve sebzeleri bol ve temiz suyla iyice yıkamak her yas ve dönem icin gecerli temel saglıklı beslenme kurallarıdır.
Günümüzde beslenme ile ilgili sorunların basında, modern yasamda günlük enerji tüketiminin azalmasına ragmen rafine gıdalardan alınan enerjinin artması sonucunda olusan sismanlık gelmektedir. sismanlık seker hastalıgı, yüksek tansiyon, kalp ve damar hastalıkları basta olmak üzere pek cok hastalık acısından risk olusturur. Bu nedenle ideal kilonun korunması saglık risklerini azaltmak acısından özellikle önem tasır. İdeal kilo beden kitle endeksi (BKİ) olarak adlandırılan bir formülle hesaplanır. Buna göre bireyin kilogram cinsinden tartısının metre cinsinden boyunun karesine bölünmesi ile bireyin vücut kitle endeksi hesaplanır (kg/m2). BKİ 20’nin altında zayıf, 20 – 24 arası normal, 25 – 29 arası hafif sisman, 30 – 40 arası sisman ve 40’ın üzerinde ise cok sisman olarak kabul edilir.
Gıdalarla ilgili bir diger tehlikeli durum ise bazı hazır gıdaların icerdigi katkı maddeleridir. Bu katkı maddeleri cogunlukla gıdaların görüntüsünü, kokusunu daha cekici hale getirmek, dayanıklılıgını, kıvamını ve lezzetini artırmak üzere kullanılan kimyasal maddelerdir ve bunların bir bölümünün kanser yapıcı etkisinin oldugu kanıtlanmıstır. Bu nedenle tüketilen gıdaların bu tür maddeler icermemesine dikkat edilmelidir.
Gıdaların temini sırasında da dikkat edilmesi gereken bazı kurallar vardır. Alınanların mutlaka taze olmasına dikkat edilmelidir. Ambalajlı gıdalarda paket üzerinde yer alan son kullanma tarihlerine dikkat edilmeli, zedelenmis ambalajlarda ya da kötü saklama kosullarında bekletilmis mallar kesinlikle alınmamalıdır. Konserveler paslanmamıs ve özellikle dısa dogru bombelesmemis olmalıdır. Sıcaktan etkilenecek gıdalar alısveristen eve getirilirken ya buz cantaları kullanılmalı ve/veya en kısa yoldan ulastırılmalıdır.
V. HAREKETLİ YAsAM
Düzenli bir sekilde egzersiz yapan bireylerin yasam enerjileri artar, kendilerini daha iyi hisseder ve daha iyi görünürler. Yasam boyu egzersiz yapmak, kalp ve damar hastalıkları, tansiyon yüksekligi ve ileri yaslarda kemik yogunlugunun azalması gibi sorunları azaltır. Baska türlü spor yapma olanagı olmasa bile her gün, hic degilse gün asırı en az 30 dakika hızlı tempoda yürüyüs yapmak da iyi bir egzersizdir. Gebelik, dogum sonrası ve menopoz dönemlerinde kadınlar icin egzersiz yapmak daha da önemlidir. Ancak egzersiz yapmak bir yasam bicimi olmalıdır. Birey günlük hayatını programlarken temel gereksinimleri arasında egzersize de yer acmıs olmalıdır. Daha önceden hic egzersiz yapmamıs bir kisi hareketli yasama gecerken sorun yasayabilir, ancak bu gecis döneminin ardından kendi bedenindeki degisiklikleri ve bunun önemini kavrayarak egzersizi hayatının bir parcası haline getirecektir.
Düzenli egzersiz yapmak kas gücü ve bedensel esnekligin yanı sıra kalp damar sistemini güclendirerek dayanıklılıgı da arttırır. Egzersiz akıl ve ruh saglıgı acısından da faydalıdır. Düzenli egzersizle kisi gerilimini azaltabilir, günlük baskılardan uzaklasabilir ve zihnini zinde tutabilir.
İdeal tartıya ulasmak veya sabit tutmak icin de egzersizden faydalanılabilir. Kosmak, yüzmek, tenis oynamak, bisiklete binmek, basketbol, voleybol, futbol, handbol gibi sporlar bedensel calısmanın yogun oldugu sporlardandır.
Egzersiz yapmak icin zaman ya da baska kosullar nedeniyle olanak olmadıgı düsünüldügünde, gün icindeki zorunlu hareket egzersize dönüstürülebilir. Özel arac yerine toplu tasıtları tercih etmek, gidilecek yere varmadan bir kac durak önce inip yola hedefe kadar hızlı bir yürüyüs eklemek, asansöre binmek yerine merdivenleri kullanmak, dans etmek hatta hızlı yürüyüsle alısveris yapmak dahi hafif formda egzersiz yerine gecebilir.
Belli bir program dahilinde ve profesyonel yardım almadan egzersiz yapılacaksa bilinmesi gereken bazı kurallar vardır. Daha önce hic egzersiz yapmamıs olanlar gün asırı 10 dakika gibi sürelerle baslamalı ve bunu zaman icinde en az 30 dakika olacak sekilde arttırmalıdırlar. Egzersiz öncesinde yumusak ve yavas hareketlerle gererek kaslar ısıtılmalıdır. Ani hareketler ve asırı yüklenme özellikle daha önceden alısık olmayan bireylerde spor yaralanmalarına neden olabilir. Bilincsizce yapılan asırı egzersiz ise saglık icin hareketsizlik kadar zararlıdır.
Bilinen bir kronik hastalıgı olanlar, egzersiz programlarına baslamadan önce kendilerini izlemekte olan hekime basvurmalıdırlar. Egzersizle birlikte gelen siddetli gögüs agrısı ve nefes darlıgının kalp hastalıgı belirtisi olabilecegi bilinmelidir. Acık havada yapılacak sporlar icin hava kirliliginin yogun olmadıgı ortamları secmek dikkat edilmesi gereken bir diger önemli noktadır.
Bedenimiz varolma aracımızdır. Egzersiz sırasında oldugu kadar gündelik yasamımız sırasında da onu yanlıs hareketle gelecek zararlardan korumamız gerekir. Uzun süre aynı sekilde durarak calısmak zorunda kalındıgında zaman zaman calısmaya ara vererek gezinmek, oturuluyorsa kalkıp dolasmak, kas yorgunlugunu azaltır. Agır bir sey kaldırırken belden öne egilmek yerine, cömelerek agırlıgı bedenin degisik bölümlerine paylastırmak, belimizi korumak acısından önemlidir. Aracsız ve özel bir teknik kullanmadan yetiskin bir kadının kaldıracagı yük 15 kg.’ı, yetiskin bir erkegin kaldıracagı yük ise 25 kg.’ı gecmemelidir. Kullanılan ayakkabı, dogal bel kavsini destekler nitelikte hafif topuklu olmalıdır. Uzun süre oturularak yapılan islerde oturulan koltuk ya da sandalye bel boslugunu desteklemelidir. Ayakları dayamak icin yükseltici basamak bulunmalıdır. calısılan masalar, tezgahlar ergonomik yükseklikte olmalıdır.
VI. DÜZENLİ YAsAM VE UYKU
Saglık ve zindelik icin düzenli yasam ve uyku da vazgecilmez sartlardır. Uyku gereksinimi insan yasamı boyunca süre acısından degiskendir. Yeni dogmus bir bebek neredeyse günün tamamını uyuyarak gecirir. Aylar icinde uyku gereksinimi giderek azalır. Oyun cocuklugu döneminin özellikle ilk yıllarında öglen uykuları pek cok cocuk icin vazgecilmezdir. Büyüme hormonu uykuda salgılandıgından cocukların büyüme ve gelismesinde düzenli ve yeterli uyku cok önemlidir. Yetiskinlik döneminde 7-8 saatlik uykunun yeterli oldugu kabul edilir. Yasamın ilerleyen yıllarında yaslılıkta gece uykuları dört saate kadar inebilir. Bunun yanında gün boyunca uyuklamalarla (sekerleme) gece uykusu telafi edilir. Bireyler arasında uyku gereksinimi ve ritmi farklılık gösterir. Bazı insanlar 4-6 saatlik uyku ile yetinirler kimileri ise 10-12 saat uyurlar. Bazıları erken yatıp erken kalktıklarında, bazılarıysa gec yatıp gec kalktıklarında kendilerini daha zinde hissederler. Uyku aynı zamanda ruh saglıgının bir göstergesidir. Streste ve pek cok psikiyatrik hastalıkta uyku ritmi ve süresi bozulur. Bunun yanında yeterli uyku uyunmadıgında kisinin fiziksel ve ruhsal streslere dayanıklılıgı azalır.
Yeterli süre uyundugu halde uykudan zinde kalkılmıyorsa, üzerinde yatılan yatak, kullanılan yastık, odanın ısısı, ortamda yeterli temiz hava olup olmadıgı, ortamda bulunan ısıtıcıların, esya ya da malzemelerin cila, boya, deterjan gibi kimyasallar yoluyla ortam havasını kirletip kirletmedigi, uyku sırasında süre giden bir gürültü kaynagının olup olmadıgı gibi etkenler gözden gecirilmelidir. Dogal olarak burun tıkanıklıgı ve nefes almada zorlukla birlikte seyreden tüm hastalıklarda ve asırı sismanlıkta da uykunun kalitesi bozulur.
VII. cALIsMA ORTAMI
İs ve calısma ortamı da saglık acısından riskler icerebilir. calısma ortamındaki kalabalık, gürültü, kirlilik, sürekli aynı beden pozisyonunda calısma zorunlulugu, agır kaldırma, manyetik alanlara ya da kimyasal maddelere maruz kalma, hava kirliligi, is kazaları gibi daha pek cok etken saglıgı tehdit etmektedir. Bireyler calısma ortamlarından kaynaklanacak saglık risklerini tanımalı ve bunları en aza indirmelidirler. Gerektigi sartlarda kurum ya da isyeri hekimlerinden bu konularda danısmanlık alınmalıdır.
VIII. GÜNLÜK YAsAMDA STRESLERLE BAsA cIKMA
Aslında bir parca stres günlük hayatta karsılasılan zorluklarla basa cıkmada ihtiyac duyulan enerji, uyanıklık ve gücü saglar. Ancak uzun süreli, sürekli ve fazla miktarda stres yorgunluga ve verimin düsmesine neden olur, bedensel ve ruhsal saglıgı tehlikeye sokar.
Uyku bozuklukları, mide rahatsızlıkları, bas agrısı, bir konu ya da ise yogunlasmada zorluk, huzursuzluk, carpıntı, omuz ve sırt agrıları gibi yakınmalar günlük yasamda basa cıkamadıgımız stresler sonucu olabilir.
Stresle basa cıkmada ilk basamak, kisinin yasamındaki strese yol acan etkenleri ve nedenlerini belirlemesidir. Bir sonraki asama ise bunlardan hangilerinin ortadan kaldırılabilecegi ya da hafifletilebilecegi ve bunun icin ne gibi önlemler alınabilecegini bulmasıdır.
Günlük yasamdaki streslerin pek cogu -iyi iletisim kuramamaktan kaynaklanmaktadır. Yakın ve genis cevremizdeki bireylerle iletisim kurarken acık, anlasır ve samimi bir dil kullanmak, konusmak kadar karsımızdakileri anlamaya ve dinlemeye de hevesli olmak ilk kuraldır. Olaylara karsımızdakinin bakıs acısından bakmak, kabul etmesek bile anlamaya calısmak iletisim acısından cok önemlidir. Olaylara olumlu yaklasmak, kendi gücümüzle orantılı hedefler koymak, sonucunu degistiremiyecegimiz seylerle ugrasmak yerine birey olarak üzerimize düseni en iyi sekilde yapmaya calısmak streslerle basa cıkmakta en etkin yoldur.
Zamanı iyi degerlendirmek, “yapılacak isler listesi” hazırlamak, zor isleri basamaklara ayırarak bölümler halinde halletmek, zamanlı planlama yapmak ve bunu yaparken gercekci olmak, gerektiginde yardım ya da danısmanlık istemek ve bir sorun icin tek bir cözüme baglanıp kalmadan diger secenekleri de göz önünde bulundurmak stres azaltıcı davranıslardır.
Her cesit bedensel calısma, spor yapmak, hobiler icin zaman ayırmak, stresten ve olumsuz etkilerinden uzaklasarak güc kazanmak icin yararlıdır. Bazen sadece bir arkadas ya da yakınla konusmak, onun tarafından anlasıldıgını görmek bile bireyin yükünü cok hafifletebilir.
IX. ZAMAN YÖNETİMİ
Zaman aslında herkes icin sabittir, diger bir deyisle herkes icin günde 24, haftada 168 saat vardır. Ancak benzer kosullarda yasayan ve calısanların üretimleri bireysel yeteneklerden de kaynaklanan farklılıklar gösterir. Bu farkı yaratan etkenlerden biri de zamanın nasıl kullanıldıgıdır. Zaman yönetimi, zamanı akılcı kullanarak daha verimli sonuclar elde edilmesini saglar. Günümüz kosullarında gündelik yasamın gereklerini yerine getirmek zamana karsı gerceklestirilen bir ugras halini almıstır. Bu yüzden zamanı iyi degerlendirmeyi ögrenmek herkes icin stresi azaltacak, yararlı bir beceridir.
Zaman yönetimi icin yapılması gereken ilk sey zamanın nasıl gecirildigini belirlemektir. Herkesin yasamında sabit olan uyku, yemek yemek, kisisel temizlik ve bakım, ulasım gibi zorunlu isler icin harcanan zaman cıkarıldıktan sonra kalan süre icin planlama yapılabilir. Plan yaparken dürüst ve gercekci olmalı, görevlerin yanı sıra sosyal aktiviteler ve egzersiz icin de zaman ayırmalıdır. Uzun ve kısa vadeli hedef ve öncelikleri belirlemek, hedefler icin eylem planı yapmak, bunları gerceklestirmek icin yapılacak isler listesi hazırlamak, mükemmelliyetciligi bırakmak, öncelikleri belirleyebilmek, hayır diyebilmek, aynı zaman dilimine birkac isi sıkıstırmak (örnegin ise ya da okula giderken veya bir seyler beklerken kitap okumak, yemek hazırlarken ya da banyo yaparken önceden kaydedilmis ders notlarını kasetten dinlemek gibi) bu konuda ana baslıklardır.
Televizyona veya alısverise dalmak, telefonda sohbet etmek en önemli zaman calıcılardandır. Habersiz gelen ziyaretciler ve kazalar (bilgisayarınızın cökmesi ya da virüs bulasması, elektriklerin kesilmesi, bitmis ödevin üzerine cay dökülmesi, bir isi yapmak icin gerekli malzemelerin tümüne sahip olunmadıgının son anda fark edilmesi gibi) özellikle belli bir tarihte bitmis olması gereken islerin planlanmasında önceden hesaplanmazsa “zaman yönetimi felaketleri”ne dönüsebilir.
Bitmeyen sohbetleri kesmek, davetsiz misafirleri bertaraf etmek icin kendinize uygun bir cözümü önceden hazır tutun. Süreli islerinizi bitirmek icin vakti hesaplarken son günleri, saatleri ve saniyeleri hesap dısı bırakın. Gerekiyorsa size zamanı hatırlatmak icin calar saat kullanın ve bir is icin ayırdıgınız zamanda gercekten o isi yapmakta oldugunuzdan emin olun.
X. SİGARA, ALKOL, MADDE KULLANIMI
1. Bagımlılık Nedir?
Bagımlılık kisinin kullandıgı madde üstünde kontrolünü kaybetmesi ve onsuz bir yasam sürememeye baslamasıdır. Bagımlılık bir kez gelistikten sonra, bir daha iyilesmez ve kisinin yasamı boyunca onunla beraber gelir.
2. İradesiz Kisiler mi Bagımlı Olur?
Herkes bagımlı olabilir. Madde kullanımı kisinin biyolojik yapısında zamanla degisikliklere yol acar ve ara sıra da olsa kullanan kisinin bundan kacınması mümkün degildir. Madde kullanımının irade ile bir iliskisi yoktur. Zaten kisiler “Ben kontrol edebilirim” düsüncesiyle baslar, daha sonra bagımlı hale gelir. Onlar da “Benim iradem güclüdür” gibi bir yanlıs inancla yola cıkmıslardır. Kisi maddeyi kontrol altında tuttugunu, hic dozu asmadıgını iddia etse de aslında bedeninde farkında olmadıgı bir sürec devam etmektedir. Bu yüzden bireysel özellikler ile madde kullanımı arasında bir sebep sonuc iliskisi kurmak yanlıstır.
3. Ne Kadar Alkol İcmek Risklidir?
Kullanılan alkol miktarını degerlendirmek icin “standart icki” tanımını kullanıyoruz. Yarım duble rakı, cin, viski ya da bir kadeh sarap ya da bir bardak bira bir standart ickiye esittir (sekle bakınız). ” Bir standart icki” Dünya Saglık Örgütü’nün tanımladıgı miktar olan 10-15 gram alkol iceren miktardaki ickidir. Alkolün yan etkilerinin ortaya cıkısı ve kandaki kabul edilebilir düzeyleri standart icki oranları baz alınarak hesaplanmaktadır. Yasa, cinsiyete ve vücut agırlıgına göre haftalık ve günlük alkol tüketimi sınırları degismektedir.
Bir Standart İcki
4. Esrar, Bagımlılık Yapar mı?
Esrar hem bagımlılık yapıcı, hem de sigaraya oranla daha fazla kanser yapıcı madde icermektedir ve bireyin yasam kalitesini düsürür. Esrar, bedende yag dokusunda biriktiginden hafıza kaybına, ögrenme ve solunum bozukluklarına neden olabilmektedir.
Esrar ile ilgili bilinmeyen gercekler:
Esrarı kendileri icin bir sorun olmasına ragmen kullanmaya devam edenler %97
İs, okul ve diger alanlarda kendileri icin sorun yarattıgını belirtenler %85
Önemli etkinliklerini esrar icin bırakanlar %66
Bırakmak isteyen ancak bırakamayanlar %35
calısmaya alınan kisiler arasında bagımlılık oranı %70
5. Ecstasy Bagımlılık Yapar mı?
Ecstasy’de bagımlılık yapar. Kisi bir süre sonra bu madde olmadan yasamdan keyif alamaz hale gelir. Ayrıca bilinmeyen bir nedenden dolayı ölüme de neden olmaktadır. Ülkemizde satılan ecstasy’lerin icinde farklı kimyasallar oldugu saptanmıstır
6. Uyusturucular Bazı Ülkelerde Serbest mi?
Sadece Hollanda’da esrar kullanımı serbest bırakılmıstır. Ancak bunun nedeni esrarın zararsız olması degildir. Hollanda’da esrar kullanımı cok yaygın ve genellikle de diger uyusturucu maddelerle birlikte satılmaktaydı. Ülke politikası, bunun önüne gecmek ve kisilerin diger uyusturucu maddeleri kullanmalarını engellemek amacıyla böyle bir girisimde bulunmustur.
7. Ara Sıra Kullanmak Zararlı mıdır?
İnsanlar genelde ara sıra kullanarak baslarlar. İlerleyen dönemlerde daha önceki yasadıkları etkiyi elde etmek icin her seferinde kullandıkları miktarı arttırmak durumunda kalırlar. Bu durum madde talebinin artması anlamına da gelir ki bu da bagımlılıga götüren yoldur. Aralıklı da olsa uzun süre kullanım mutlaka bireyin ruhsal ve kimyasal yapısında degisikliklere yol acar.
8. Herkes Uyusturucu Kullanıyor ve Onlara Bir sey Olmuyor! (mu?)
Gercekte yetiskinlerin ve gencligin büyük bir cogunlugu madde kullanmamaktadır. Böyle bir söylemi dile getirmenin amacı genellikle kisinin kendisine yandas arama cabasından kaynaklanmaktadır. Uyusturucu kullanan bir kisinin, maddenin kendisine ve cevresine verdigi zararları görmesi zaman alabilir. Maddelerin verdigi zararlar arasında okul basarısında düsme, aile iliskilerinde kopukluk, arkadas cevresinin daralması, bedensel ve ruhsal degisiklikler, zamanla üretkenligin azalması sayılabilir.
9. Arkadasımın Uyusturucu Kullanması Beni Etkiler mi?
Eger kisinin madde alan bir arkadası varsa bir süre sonra bundan etkilenmesi olasılıgı büyüktür. “Nerden bileceksin yasadıklarımı, sen hic kullanmadın ki!” gibilerinden bilincli ya da bilincsiz sözlerle yardım etme istegi icindeki kisiyi kullanmaya itebilir. Bu durumu bir girdaba benzetebiliriz.
10. Uyusturucu Sadece Kullanan Kisiye mi Zarar Verir?
Uyusturucu kullanımı tüm topluma zarar verir. Bulasıcı bir sekilde yaygınlasır. Kara para ve mafya uyusturucudan beslenir. İnsanlar sömürülür.
DANIsMA ve YARDIM MERKEZİ
AMATEM Danısma Hattı: (212) 660 0026
Kaynak:
Adolesan Saglıgı ve Gelisimi. T.C. Saglık Bakanlıgı AcSAP Genel Müdürlügü, UNICEF, Aydogdu Ofset.
Saglıklı yaşam, saglıklı yaşamak, saglık, yaşam, yaşam saglıgı, iyi saglık, insan saglıgı, saglık, bebek saglıgı, cocuk saglıgı, günlük saglık, sağlıklı yaşam yöntemi, saglıklı yaşamak, spor yapmak, günlük saglık tedavisi,